Lokman Hekim Forumu
KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - Yazdırılabilir Sürüm

+- Lokman Hekim Forumu (http://www.lokmanhekiminiz.com/forum)
+-- Forum: İslam ve Tasavvuf (/forum-221.html)
+--- Forum: Ramazan-ı Şerif Özel Bölümü (/forum-222.html)
+--- Konu: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 (/thread-1583.html)


KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-10-2010 11:49 AM

[Resim: surelerinfaziletleri.jpg]

[Resim: b-543204-besmele.gif]


Kur'an-ı Kerîm, Allah'ın insanlara indirdiği son Mukaddes Kitaptır.
Kur'an, son Peygamber Hz. Muhammed'e (asm) Cebrâil (as) tarafından vahiy yoluyla indirilmiş ve ondan tevatür yoluyla nakl edilerek günümüze kadar gelmiştir. Kur'an-ı Kerîm ferde ve cem'iyete, bütün insan sınıflarına, bütün memleketlerde ve bütün devirlerde insan hayatının bütününe, maddî - mânevî bir hidayet rehberidir. Hükûmet başkanından, kumandandan sade vatandaşa ve sokaktaki adama kadar herkes, orada kendisiyle alâkalı olanı bulur. Dünyevî ve uhrevî huzur ve saadeti için gerekli bilgi ve dersleri ondan alır. Kur'an'ın sâhip olduğu meziyet ve özellikler, âyetlerde ve hadîslerde şu şekilde beyan buyurulmuştur:

- "İşte bu Kur'an muazzam bir kitabdır. Onu biz indirdik. Çok mübarektir. (Fayda ve bereketi çoktur). Artık buna uyun, emirlerine bağlanın ve Allah'tan korkun. Tâ ki merhamet olunasınız" (En'âm: 155).

- "Şu indirilmiş Kur'an, mübarek ve feyizli bir kitabdır ki elleri önündekini (Tevrat ve İncil'i) tasdik edicidir. Tâ ki onunla Mekke halkını ve bütün çevresindeki insanları korkutsun. åhirete îman edenler, namazlarına gereği üzere devam ettikleri gibi, Kur'an'a da inanırlar" (En'âm: 92).

- "Onlar, hâlâ Kur'an'ın Allah kelâmı olduğunu ve mânasını düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından olsaydı, muhakkak ki içinde birbirini tutmayan birçok söz ve ifadeler bulurlardı." (Nisâ: 82).

- "O Kur'an, insanları Hakk'a ulaştırır; helâl ile haramda ve din hükümlerinde hakkı bâtıldan ayırır..." (Bakara: 185).

- "Kur'ân-ı Kerîm doğru yol gösterici, mü'minlere derecelerle kurtuluşu müjdeleyicidir" (Bakara: 97).

- "Bu Kur'an, akıl sâhiplerinin, âyetlerini iyice düşünüp anlamaları ve ders almaları için, sana indirdiğimiz saadet kaynağı bir kitabtır" (Sâd: 29).

- Hâris bin A'ver'den rivayet edilmiştir:
Bir gün Hz. Ali şöyle dedi: "Bakınız, ben Resûlüllah'dan (asm): "Yakında fitneler kopacaktır" buyurduğunu işittim. Bunun üzerine, "Ey Allah'ın elçisi, bu fitnelerden kurtuluşun çaresi nedir?" diye sordum. "Allah'ın kitabı, Kur'an'dır" buyurdular.
Daha sonra Hz. Peygamber, Kur'an'ın özelliklerini şöyle açıkladı:
Onda, sizden öncekilerin tarihi, sonrakilerinin haberi ve aranızdaki mes'elelerin hükmü vardır. O, Hak ile Bâtılı birbirinden ayıran kesin bir hükümdür. Her kim hidâyeti ondan başkasında ararsa, Allah onu şaşırtır. O, Allah'ın kopmayan sağlam ipi, kuvvetli fikir kitabı ve doğru yoldur. O, akılların sapıtıp şaşırmamasına ve dillerin karışmamasına yegâne sebebdir. Kur'an, ilim adamlarının doymadığı, asla tekrarlanmaktan eskimeyen ve hayret veren üstünlükleri bitip tükenmeyen bir kitaptır. Yine O, öyle eşsiz bir eserdir ki, cinler dahi onu dinlediği zaman, "Biz, doğruluk ve olgunluk yolunu gösteren hârikulâde bir Kur'an dinledik" demekten kendilerini alamamışlardır. Ona dayanarak konuşan doğru söylemiş, O'nu tatbik eden sevab kazanmış, O'nunla hükmeden adâlet etmiş ve insanları O'na dâvet eden dosdoğru yola yöneltmiş olur.

* "Kur'an apaçık bir nur, hakîm bir zikir ve en doğru yoldur."
* "Kur'an-ı Kerîm, Allah Teâlâ'nın gökten yeryüzüne uzatılmış bir ipidir."
* "Kur'an'ın sair sözlere üstünlüğü, Rahman'ın mahlûkatına nazaran üstünlüğü gibidir."
* "Kim Allah'ın kitabından bir âyet okursa, Kıyâmet günü kendisine nûr olur."
* "Evlerinizi namaz kılarak ve Kur'an okuyarak nurlandırınız."

alıntı


SİZLERE MÜBAREK RAMAZAN-I ŞERİF'İN BU İLK GÜNLERİNDE MÜBAREK KURANIMIZIN CÜZLERİNİN OKUNUŞ,MEAL LERİNİ LINK OLARAK YAZACAGIM.İSTERSENİZ İNDİREBİLİR İSTERSENİZDE İNDİRMEDEN BURADAN ONLİNE DİNLEYİP OKUYABİLİRSİNİZ.

SELAM VE DUA İLE KALIN
**OKAN**





FATİHA SURESİ OKU SESLİ TIKLAYINIZ



BAKARA SURESİ 1.CÜZ HATMİ ŞERİF SESLİ İÇİN TIKLAYINIZ



[Resim: canozum02_53.jpg]



FATİHA VE BAKARA SURELERİ 1. CÜZ SESLİ MEALİNİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-12-2010 01:07 AM

[Resim: kur%27an.png]




[Resim: besmele1.jpg]



BAKARA-AL-İ İMRAN SURELERİ


2.CÜZ SESLİ VE GÖRSEL OKU İNDİR TIKLAYINIZ



[Resim: kuran%20meali.jpg]


2.CÜZ SESLİ MEALİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-13-2010 02:04 PM

[Resim: kuran.jpg]



[Resim: 80222758217553c0e5d28ea025d07416_1268468703.jpg]

3 .CÜZ SESLİ VE GÖRSEL OLARAK OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ



Kur'ân-ı Kerim, diğer mukaddes kitaplardan farklı bir şekilde, günümüze kadar Cenâb-ı Hakk'ın teminatıyla (15, Hicr, 9), ziyadelik-noksanlık, tebdil-tağyir vb. tüm hususlardan tamamen uzak kalmıştır. Bu çok önemli bir özelliktir ve dost-düşman herkesin üzerinde ittifak ettiği, reddedemediği bir gerçektir. Çünkü Kur'ân-ı Kerim ilk indiği andan itibaren günümüze kadar, sayısız denecek derecede Kur'ân hafızlarının ezberi ve yazılarak çoğaltılması metotlarının çok yüksek derecede icrası ile sarsılmaz bir "korunmuşluk" zırhına alınmıştır.




[Resim: kuran%20meali.jpg]

3.CÜZ MEALİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-14-2010 01:25 PM

[Resim: kuranoku.jpg]

KURAN_I KERİM 4.CÜZ OKU SESLİ VE GÖRSEL
İZLEMEK VE DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ




[Resim: kuran-cocuk.jpg]




KURAN_I KERİM TÜRKÇE MEALİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Cüz 04 Ali İmran 92 - Nisa 23


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-15-2010 04:02 PM

[Resim: allahim.gif]

[Resim: s.v.s.gif][Resim: allah.gif]


[Resim: simarigim_besmele.gif]



KURAN-I KERİM 5.CÜZ GÖRSEL OKUMAK VE DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ




[Resim: kuran.gif]


KURAN-KERİM TÜRKÇE MEALİ 5.CÜZ SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

NİSA SURESİ 24-VE -147



RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-16-2010 12:43 PM

[Resim: kuran.jpg]


[Resim: besmele1.gif]


KURAN-I KERİM SELİ VE GÖRSEL OKUNUŞU İÇİN TIKLAYINIZ



[Resim: kuran_okuyan_f_l_st_nl__cocuk.jpg]


Bütün öğütlerin özü olan Kur’an




KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ






Nisa 148 - Maide 82


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-17-2010 01:40 PM

[align=center][Resim: 28235_390211886148_206999531148_4266881_6472157_n.jpg]



[Resim: besmele1.gif]

[Resim: 76do9MvtWn.gif]









KURANI_KERİM GÖRSEL İZLEMEK VE OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

7.CÜZ[/align
]




[Resim: kuransj5.jpg&t=1]

KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

7.CÜZ


Maide 83 - En'am 110



RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-18-2010 09:04 AM

[Resim: hqrnEN.gif&t=1][Resim: Allah-c.c.-II.gif]



[Resim: besmele.gif]



[Resim: ayet157mk.jpg]


[size=large]KURAN-I KERİM GÖRSEL VE SESLİ OKUNUŞU İÇİN TIKLAYINIZ[/size]


8.CÜZ





[Resim: kuran.gif]





KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİNİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ



8.CÜZ

En'am 111 - Araf 87


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-19-2010 04:03 PM

[Resim: kuran.jpg]


KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

9.CÜZ



[Resim: www.yeniresim.com_-_slami_Resimler_1.jpg]




KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

9.CÜZ

Araf 88 - Enfal 40


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-20-2010 11:53 AM

[Resim: kuran11.jpg]




[Resim: 90x90-Besmele-Pano%20K.jpg]


[Resim: bordur4.jpg]


KURAN-I KERİM GÖRSEL VE SESLİ OKUNUŞU İÇİN TIKLAYINIZ

10.CÜZ


[Resim: images?q=tbn:ANd9GcRLEwNvy7OaQ9LUDwDE3ld...FKH0wfgCA=]




KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

10 CÜZ

Enfal 41 - Tevbe 93



RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-21-2010 04:36 PM

[Resim: b5b69d2f7a58f8d6ca1c5d3b9168ed79_1270107085.png]

[Resim: besmele.jpg]



[size=large]KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUNUŞU İÇİN TIKLAYINIZ
[/size]

CÜZ 11



[Resim: girl-praying.jpg]




[Resim: audicianimasyon005.gif]


[size=large]KURAN-KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ
[/size]


CÜZ 11

Tevbe 94 - Hud 5



RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-22-2010 05:35 PM

[Resim: 755741354_small.jpg]

Kur'ân-ı kerîm okumak ve okutmak çok sevâbdır. Hattâ bunun sevâbı dedelerine, çocuklarına ve torunlarına tesîr eder. İ'tikâdı düzgün bir kimse, Kur'ân-ı kerîmi okuyup, muteber ilmihâl kitaplarında bildirildiği gibi amel ettiği, ibâdet yaptığı takdirde büyük sevâblara kavuşur.

Kur'ân-ı kerîm okumakla alâkalı olarak sevgili Peygamberimiz buyurdu ki:
-“Ümmetimin en hayırlısı, Kur'ân-ı kerîmi öğrenen ve öğretendir.”
“Hoca çocuğa Besmele okur, çocuk da söyleyince, Allahü teâlâ çocuğun anasının, babasının ve hocasının Cehenneme girmemesi için senet yazdırır.”

-“Ümmetimin yaptığı ibâdetlerin en kıymetlisi, Kur'ân-ı kerîmi, Mushafa bakarak okumaktır.”

-“Kur'ân-ı kerîm okunan evden arşa kadar nûr yükselir.”

-“Kur'ân-ı kerîm okunan evin hayrı artar, sâkinlerini sıkmaz, melekler oraya toplanır, şeytanlar oradan uzaklaşır. Kur'ân-ı kerîm okunmıyan ev, içindekilere dar gelir, sıkıntı verir, bereketsiz olur. Bu evden melekler uzaklaşır, şeytanlar oraya dolar.”

-“Her gece on âyet okuyan, gâfillerden sayılmaz.”
“Kur'ân okuyun! Kıyâmette şefâ'at eder.”

İmam ahmet hanbeli h.z buyuruyorki:
-“Ma'nâsını anlayarak da, anlamayarak da Kur'ân-ı kerîm okuyan cenâb-ı Hakkın rızâsına kavuşur.”

Kur'ân-ı kerîm okurken, bunun Allahü teâlânın kelâmı olduğunu düşünmelidir. Kur'ân-ı kerîme dokunmak için, abdestli olmak lâzım olduğu gibi, onu okumak için de, temiz kalb lâzımdır. Allahü teâlânın büyüklüğünü bilmeyen, Kur'ân-ı kerîmin büyüklüğünü anlayamaz. Allahü teâlânın büyüklüğünü anlamak için de, O'nun sıfatlarını ve yarattıklarını düşünmek lâzımdır. Bütün mahlûkâtın sâhibi, hâkimi olan Allahü teâlânın kelâmı olduğunu düşünerek okumalıdır.

Kur'ân-ı kerîmi okumak, mühim sünnettir. Tecvîd ilmine uygun olarak ve hürmet ile okunan Kur'ân-ı kerîmi dinlemek farz-ı kifâyedir. Okuyanlara verilen sevâbların aynısı, dinleyenlere de verilir


[Resim: 76do9MvtWn.gif]



KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUNUŞU İÇİN TIKLAYINIZ

12.CÜZ






[Resim: oluye-kuran-okumak.jpg?w=494&h=630]


KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ

Hud 6-Yusuf 52


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-23-2010 12:27 PM

[Resim: 7374.jpg]


Kur’an-ı Kerim’in bizlere yüklediği temel görevler
1- Kur’an’ın Hak katından gelmiş ilahî bir kelam olduğuna inanmak
2- Kur’an lafzını tanımak ve okumak
3- Kur’an’ın manasını ve mesajını anlamaya çalışmak
4- Kuran’ın emir ve tavsiyeleri istikametinde müslümanca yaşamak
5- Kur’an’ın mesajını insanlık alemine duyurmak


[Resim: www-resimland-com-hat-sanat20.jpg]


BESMELE MANEVİ BİR BAĞ VE DUADIR

Netice olarak besmele dünyevi kapıları açan âdetleri ibadete çeviren (yemek yerken su içerken v.s de çekilen besmeleler gibi) sihirli bir anahtardır. Besmele aynı zamanda Allah ile kul arasındaki irtibatı sağlayan manevi bir bağ ve duadır.


KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ


13.CÜZ


[Resim: b-58339-kabe.jpg]

KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ


13.CÜZ Yusuf 53 - İbrahim 52


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-24-2010 04:42 PM

[Resim: 24331.jpg]


[Resim: besmeleguzelcv8.jpg]



KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

14.CÜZ




[Resim: dua17.jpg]




KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

14.CÜZ

Hicr 1 - Nahl 128


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-25-2010 12:05 PM

[Resim: kuran_suslu.jpg]



[Resim: 123.jpg&t=1]



[Resim: fatiha.jpg]


Yatarken Fatiha ve İhlâs okuyan, ölüm hariç her şeyden emin olur.Bezzar

Elli defa "İhlas" suresini okuyanın elli yıllık günahı affolur.Darimi

''kulhu vellahu ehad suresini okuyan kimse nefsini Allahtan satın alır''hadisi şerifinden şu sonuca varabiliriz.o kimse şer olan herşeyden Allah'ın himayesinde{korumasında}olur.ama bu demek değildir ki bu sureyi okuyan herkes için böyle bir şey geçerlidir.gönderdiğim hadisi şeriflerin arasında şöyle bir hadisi şerif vardır.Allah amellerden ancak ihlasla ve kendi rızası gözetilerek yapılanı kabul eder...namaz kılma,oruç tutma,gıybeti gönül hoşnutluğu ile yap vb.gibi her türlü hatayı işle ve bundanda rahatsızda olma;ondan sonra İhlas suresini oku tamam bu bana yeterli gelir de.bu denizin suyunu kova ile boşaltmaya çalışmaya benzer ki böyle birşey mümkün değildir.Allaha Allahın emrettiği şekilde Layıkı ile kulluk etmeyi başarabilen herkes her zaman için şeytanın ve nefsin şerrinden uzak olarak Allahü tealanın himayesi{koruması}altındadırlar.buda kuranı kerimde yüce mevlamız tarafından açık bir ifadeyle belirtilmiştir.''Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktur.Nahl suresi-99....bir başka hadisi şeriftede şöyle buyrulmuştur.dil ile yapılan tevbe{istiğfar}Yalancıların tevbesidir...yani lisan ile kalp aynı duyguları paylaşmıyorsa edilen tevbenin hiçbir anlamı yoktur.Allahım sen beni affeyle demekle Kişi affolunacak olsaydı yeryüzünde affedilmeyen kimse kalmazdı.unutmayalım ki kafir bile başı dara girince''tanrım sen beni affet''diyor...herşeyin bir bedeli vardır muhakkak..sorunuza acizane cevap vermeye ve size yardımcı olmaya çalıştım.her türlü güzellik Allah'tan noksanlıklar ise sadece kendimdendir...

Allahu teala cümlemize son nefesimizde şehadet şerbetiyle göçmeyi nasip eylesin...amin



KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

15.CÜZ






[Resim: 6923_157425625375_112652620375_3870537_5505396_n.jpg]




KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİNİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ



İsra 1 - Kehf 74
15.CÜZ


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-26-2010 01:28 PM

[Resim: akil_ornekleri_kuran.jpg]



DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Kavram kargaşasının ortasında debelendiğimiz günümüzde, müminler yaşantı ve eylemleri ile Rabbimizin koyacağı isme ve o ismin gerekliliğin yapmaya talib olmalıdır.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Müminler, susuz kalmış, suya hasret kurak toprak gibi Kur’an’a kana kana muhtaç olduğunu hissetmeli. Kur’anı anlamaya, onunla konuşmaya, onunla yürümeye, onunla yol almaya ve onunla dirilmeye muhtaçtır.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Mümin, fırtınalarla boğuşuyorken Kur’an’ın sakin limanına yaklaşıp, nerede durması gerektiğini, nerede fırtınaya karşı durması gerektiğini O’ndan öğrenecek. Öyle öğreneceğiz ki, ne Kur’an’ın gölgesindeyiz diye rehavete kapılacağız, ne de Kur’an’a sığındık diye dünyayı yok sayacağız.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Birliğimiz, birlikteliğimiz dağıldı. Her birimiz parçalanmış tesbih taneleri gibi her bir yöne dağıldık. Toparlanmaya, tekrar kardeş olmaya, yar ve yaran olmaya ihtiyacımız var. Kur’an’ın “mü’minler ancak kardeştir” ayetini yaşamaya ve yaşatmaya her zamankinden çok daha fazla muhtac olduğumuz bir zamandayız. Biz, bir binanın tuğlaları gibi olmalıydık.
Ne yazık ki kalplerimizi cemaatlerle, camialarla, mezheplerle, gurup ve gurupçulukla böldüler.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Peygamberimizin bize emanet bıraktığı “Ümmeti olma şerefini” muhafaza edemedik. Bu şerefi hovarda mirasyediler gibi paramparça eyledik.
Bazıları Kur’anı anlaşılmaz bir kitap olarak bize tanıttı. Açıp anlamaya bile çalışmadılar. Bazıları Kur’anı yüksek raflardan, hayata indiremedi. Yine bazıları Kur’anı hayatlarından çıkarıp sadece merasim kitabı gibi olarak kabul ederken, kimileri de bir kısmını okuyup, bir kısmını inkâr etti.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Kur’an müminlerin kalbine tıpkı Mekke’de nazil oluyormuşçasına tekrar nazil olmalı. Ayet eyet, sure sure…
Tıpkı sahabelerde olduğu gibi, biz de beşer beşer, onar onar hayatımıza aktaralım Kur’anı DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Kur’an bize kalmamız gereken yeri, nerde durup nerede harekete geçmemiz gerektiğini ve ne zaman yürümemiz ve ne zaman koşmamız gerektiğini hatırlatmalı. Hatırlatmalı ki her şey çok geç olup ölüm kapımızı çalmadan Rabbimizin ayetleri bizde tezahür etsin.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Kur’an üzerimize serpilen ölü toprağının kalkmasını sağlayacak. Her bir ayet bizi şaha kaldıracak. Bizi harekete geçirecek tıpkı kızgın çölde Ömer’i, Hamza’yı, Ali’yi, Osman’ı, Aişe’yi, Hatice’yi, Sevde’yi, Zeyneb’i, Fatıma ve diğerlerini harekete geçirip örnek insan olarak diriltip, harekete geçirdiğin gibi
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Hayatımıza yön veren Kur’an ahkâmı olmalı. Kur’anı bize gönderen yüce Yaratıcımızın emri yeryüzünde hâkim olunca, beşeriyet Kur’an ile mutmain olacak.
Çok yazık! Ümmete yazık! Çünkü kalbimizi yitirdik. Peygamberimizin “onlar senin yüce kitabını terk ettiler, terkedilmiş olarak bıraktılar” şikâyetine muhatap olmamak için Kur’anı terk etmek etmeyeceğiz. Kur’anı yok saymak, Kur’an’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr etmek durumunda olmayacağız, baştan sonra, noktasından virgülüne iman edeceğiz.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Biz müminler olarak Kur’an’ın kulbuna tutunacağız. Rabbimizin sağlam kulp diye haber verdiği kulpa tutunmamız gerektiğini Kur’an’dan öğrendik ve sağlam kulpun ne olduğunu da yine Kur’an’dan öğrendik.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Cihanşümul mesajla, âlemlere rahmet olarak gönderilen elçiyle, tüm insanlığı kucaklayan ayeti kerimelerle, “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz, bizi doğru yola ilet, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazab ettiklerinin ve sapmışların yoluna değil” duası ile yoktan var edene yaklaştık, daha da yakınlaşacağız.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Yoktan var edeni Kur’an’dan öğrendik, ibadeti, yaradana yaklaşmamızı, onun Resulünü, ona nasıl iman etmemiz gerektiğini, duayı, sevmeyi, salatı, yaşamaya dair ne varsa hepsini Kur’an’dan öğrendik.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Âdem Aleyhisselam’ı Kur’an’dan öğrendik. İbrahim Aleyhisselam Rabbini ararken, Nuh Aleyhisselam gemisini yaparken, İsmail Aleyhisselam boğazlanmak üzereyken, Yusuf Aleyhisselam kuyudan köleliğe, kölelikten hükümdarlığa çıkarken, Eyüp Aleyhisselam ‘ın sabrını, Ashabı Kehf’in kıssasını, Ad, Semud ve Medyen kavimlerinin yaşadıklarını, Firavun ve diğer zalimlerin işlediği zulümleri bize Kur’an haber verip, aynamız oldu. Kur’an bize ayna olmaya devam ediyor, bizden sonra geleceklere de.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Af dilemeyi Kur’an’dan öğrendik. Dua etmemiz gerektiğini ve dua etmeyi, istemeyi, dilemeyi hep Kur’an’dan öğrendik. allah‘a sığınmayı, tefekkürü, tezekkürü, akletmeyi, düşünmeyi, mukayese edip doğru yolda yürümeyi hep O’ndan öğrendik.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!
Her surede cenneti, cehennemi, hesap gününü okuduk. Cennet ayetleriyle kalbimizde mutluluk heyecanı, yüzümüzde tebessüm belirdi. Cehennem ayetleriyle haramları, yasakları ürpererek hatırladık.
Kıssaların bize yol gösterdi.
Duamız Fatiha
Önderimizin kim olduğunu Ahzab
Davamızın temellerini, tüm peygamberlerin hayatlarının anlatıldığı Enbiya ile atıyoruz.
Tevbe diliyoruz yılmadan, usanmadan.
Fetih isteğimiz bizi şahlandırıyor.
İnşirah dileniyoruz bazen kalbimize.
Kıyameti yaşıyoruz kimi zaman.
Adiyatla tozu dumana katarak koşturmamız gerektiğini nefsimize hatırlatıyoruz.
Kur’an’la istiyoruz.
Kur’an’la diliyoruz.
Kur’an’la şekillendirmek istiyoruz hayatımızı.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN! bizi ve kalbimizi.
DİRİLT BİZİ EY KUR’AN! ölmemek üzere

alıntı


[Resim: nuruaynim_besmele.jpg]


KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUNMA GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


[Resim: 0.jpg]

KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ


16.CÜZ Kehf 75 - Ta-Ha 135


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-27-2010 12:54 PM

[Resim: 20130.jpg]


Hz. Muhammed (sav) kendisine vahiy yoluyla gelen ayetleri diğer insanlara aktarırken, etrafındaki Müslümanlar bu ayetleri ezberlemiş ve yazılı hale getirmişlerdir. Daha sonra bu yazılı olan metinler toplanmış ve kopyaları çıkartılarak çoğaltılmıştır. Günümüzde bulunan Kuran'ların hepsi aynıdır. Hiçbirinde farklılık ya da çelişki yoktur. (Günümüzde 3. Halife Hz. Osman'a ait Kuran, İstanbul Topkapı Müzesi'nde bulunmaktadır.) Ayrıca Kuran'ın kendi içinde de hiçbir çelişki yoktur, ki bu husus Kuran'ın Allah Katından geldiğinin bir delili olarak bir Kuran ayetinde şöyle vurgulanır:


Onlar hâlâ Kur'an'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkasının Katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (Nisa Suresi, 82)


Kuran insanları doğru yola götüren bir rehberdir. Allah Katından insanları karanlıklardan nura çıkartmak için gönderilmiştir. Tüm canlıları ve insanları yaratan Yüce Rabbimiz Kendi kullarına gerçek ve doğru yolu Kuran'la göstermektedir. Kuran'daki bir ayette Allah, 'Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve müminler için hidayet ve rahmet geldi' (Yunus Suresi, 57) buyurmaktadır.


Kuran’da en çok vurgulanan gerçekler ise; Allah’ın varlığı, birliği, yaratılışın delilleri ve ahiret hayatıdır. Allah insanları Kuran’ın pek çok ayetinde Kendi yarattığı varlıklardaki hikmetleri, dünya hayatının geçiciliğini ve ahiret hayatını düşünmeye davet etmektedir. Bunun yanında Kuran’da geçmiş peygamberlerin hayatlarından kesitler anlatılmakta, onların samimi imanları, Allah’a olan bağlılıkları ve din ahlakını yaymakta gösterdikleri kararlılık izah edilmektedir. Kuran’daki bazı ayetlerde de insanların günlük yaşam içinde göstermeleri gereken örnek ahlak özellikleri bildirilmektedir.

SÜRELERİN FAZİLETİ HAKKINDA HADİSİ-İ ŞERİFLER

>>>>Selam arkadaslar, Bu yazi`nin uzunlugu sizi korkutmasin, inanin cok sey øgreneceksiniz, Bilmedigimiz,Duymadigimiz bilgiler mevcut.<<<<<

* Levh-i Mahfuz’a ilk yazılan, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM’dir.

* FATİHA süresi, Kur’an’ın üçte birine bedel ve Kur’an’ın anasıdır.

* FATİHA her derde deva, zehire şifadır. (Ramüz 321/11)

* Bir millete Allahü Teala azab göndermeyi hükmetti. Onların çocuklarından biri Fatiha-i Şerife’yi öğrenip okuyunca Allahü Teala onların üzerinden kırk yıl azabı kaldırdı. (Beyzavi1/14)

* Allah’a yemin ederim ki, ne Zebur’da, ne incil’de ne Tevrat’ta ve ne de Kur’an’da Fatiha süresinin bir misli nazil olmamıştır. (Tergib 3/183)

* BAKARA süresi, Kur’an’ın evi veya perdesidir. Onu öğretiniz. Çünkü onu öğrenmek bereket, terk etmekse hasrettir. Bu süreye sihirbazlar güç yetiremezler. (Beyzavi 2/274)

* Kur’an okumayı terkedip de evlerinizi kabirlere benzetmeyiniz. Sure-i Bakara’nın okunduğu evden şeytan mutlaka kaçar. (Tergib 195)

* Her şeyin bir senamı (alası-zirvesi) vardır.Kur’an’ın senamı da Bakara süresidir. Kim gece evinde o süreyi okursa şeytan üç gece o eve gelmez. Kim de Gündüz okursa, şeytan o eve üç gün yaklaşamaz. (Ramüz 128/Cool

* Kur’an-ı Kerim’de en azim ayet AYETÜL KÜRSİ’dir.
Bakara süresinde bir ayet vardır ki, Kur’anın ayetlerinin seyyididir. O ayet bir evde okundu mu şeytan oradan mutlaka çıkar (kaçar) Bu, Ayetül Kürsi’dir. Ayetül Kürsı’yi okuyan kimseye, Kürsi büyüklüğünde ecir verilir. Melekler ona istiğfar ederler Yatarken Ayetül Kürsi okuyan kişiyi, onun komşusunu ve etrafında bulunan bütün komşularını Allahü Teala emniyet altına alır. (Beyzavi 2/259)

* Süre-i Bakara’nın sonundaki iki ayeti
AMENERRASULÜ’yü… geceleyin kim okursa, o, ona yeter. (Beyzavi 2/274)
Hz. Ömer R.A. “Akşam Amenerrasülü..’ yü okumadan yatan kişiyi biz akıllı saymazdık. (Hak dini Kur’an dili)

* ALİ İMRAN süresini Cuma günü okuyana Allahü Teala rahmet, melekler de güneş batıncaya kadar Salatü Selam ederler. (Beyzavi 2/63)

* NİSA Süresini okuyan kişi sanki bütün mü’min kadın ve erkeklere sadaka dağıtmış ve bir köle azad etmiş gibi ecir alır ve Allahü Teala’nın günahlarından vaz geçtiği kullarından olur. (Beyzavi 132)

* Kur’an’ın yedi uzun süresini ki, -NİSA süresi de onlardandır- kim öğrenip okursa o kişi alim sayılır.(Ahmet ibni Hanbel)

* MAİDE Süresini okuyan kişiye Cenab-ı Hak dünyada yaşayan yahüdi ve hristiyanların adedince hasene yazar. (Beyzavi 2/178)

* EN ‘AM Suresini okuyan kişi için yetmiş bin melek bu sürenin harflerinin adedince istiğfar ederler. (Beyzavi 2/217)
* Kim sabah namazını cemaatle kılar ve namaz kıldığı yerde oturarak EN’ AM Süresinin başından üç ayet okursa Allah bu sayede ona yetmiş melek görevlendirir. Bunlar kıyamete kadar Allah’ı tesbih ve okuyan kişiye istiğfar ederler. (Deylemi)
* A’RAF süresini okuyan kimse için Cenab-ı Hak kıyamet gününde şeytanlara karşı bir perde halk eder. (Onu şeytanlardan korur) ve Adem A.S.’ı ona şefaatçı kılar. (Beyzavi 3/40)
* ENFAL ve BERAE sürelerini okuyan kişiye ben kıyamette şefatçı olacağım. (Beyzavi 3/40)
* YUNUS ve HUD sürelerini kim okursa (kendisine sayısız dereceler ihsan olunur. (Beyzavi)
Not: Hud süresi 41. ayeti (Bismillahi mecreeha. Vemürseha inne rabbi lagafururrahiim.)ni Nuh A.S. gemiye binerken okumuş ve kendisine tabi olanlara okumalarını emretmişti.Okudular, selamet buldular. Bizler de vasıtaya binerken 3 veya 7 defa okursak manevi kemerlerimizi bağlamış oluruz.
* YUSUF süresini herhangi bir mü ‘min okur ve aile efradına öğretirse, Cenab-ı Hak onlara ölüm hastalığını kolay kılar ve müslümanlara haset etmek duygusundan onları kurtarır. (Beyzavi 3/144)
* RAAD süresini okuyan kişiye Allahü Teala bütün şimşekler adedince ecir ihsan eder ve onu ahdini ifa etmiş kişi olarak diriltir. (Beyzavi 3/154)

* NAHL Süresi’ni okuyan kişi, o gün ölürse. Allahü Teala onu dünyada ihsan ettiği nimetlerden dolayı hesaba çekmez. (Beyzavi 3/195)

* KEHF süresinin evvelinden on ayet ezberleyen Deccal’in fitnesinden emin olur. (Tergib 3/192)
* ENBİYASüresini okuyan kişinin hesabını Cenab-ı Hak kolay kılar ve peygamberler onunla müsafaha ederler. (Beyzavi 4/4Cool

* HAC Süresini okuyan, hac ve umre yapanların sevabları gibi sevab alır. (Beyzavi 4/62)

* BAKARA. ALİ İMRAN . TAHA Süreleri kendileriyle yalvarılıp dua edildiğinde, Cenab-ı Hakk’ın kabul buyuracağı “ism-i Azam”dırlar.(Darimi)

* TAHA ve YASİN Sürelerini Allahü Teala Hz.Adem A.S.’ı yaratmadan bin yıl evvel okumuştur. Melekler işitince BUNLARIN İNDİRİLECEĞİ ÜMMETE, BUNLARI OKUYACAK DİLLERE, BUNLARI EZBERLEYECEK GÖNÜLLERE NE MUTLU demişlerdir. (Darimi)

* MÜ’MİNÜN Süresinin evvel i ve ahiri Cennet hazinelerindendir. Evvelindeki üç ayetle amel eden, ahirindeki dört ayetin nasihatını dinleyen kişi kurtulur, felah bulur (Beyzavi 4/73)

* FÜRKAN süresini okuyan, mü’min olarak Allahü Teala’ya kavuşur. (Beyzavi 4/100)

* NEML Süresini okuyan haşrolunduğunda kabrinden (La ilahe illallah) diyerek kalkar. (Beyzavi 4/122)

* AHZAB Suresini okuyup, ehline öğreten, kabir azabından emin olur. (Beyzavi 4/169)

* MÜLK ve SECDE Surelerini yatsıdan sonra okuyan, Kadir gecesini ihya etmiş gibi olur. (Fethü’l Kadir)

* SECDE ve MÜLK Surelerini okuyunuz. Zira bu iki surenin her ayeti diğer surelerin yetmişayetine bedeldir, (Tirmizi)

* YASİN Suresini ölülerinize okuyunuz. (Tirmizi)

* Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi de YASİN’dir. Kim Yasin’i okursa, Cenabı Hak ona on defa Kur’an okumus kadar sevap ihsan eder. (Tirmizi)

* Kim geceleyin YASİN okursa affedilmiş olarak sabaha çıkar. (Tirmizi)

* YASİN’i Her gece okuyan, şehid olarak ölür(Elmanevi)

* YASİN’i okuyunuz. Onda on bereket vardır:
1- Aç, okursa doyar,
2- Çıplak, okursa giyinir,
3- Bekar, okursa evlenir,
4- Korkusu olan, okursa emin olur, :
5- Mahzun, okursa ferahlar,
6- Misafir okursa seferde yardım görür,
7- Kayıp (için okunursa) bulunur,
8- Hasta okursa (veya hastaya okunursa) şifa bulur,
9- Ölü üzerine okunursa azabı hafifler,
10- Susayan okursa suya kavuşur. (Ramuz 79/4)

* Her kim anne ve babasının veya bunlardan biri nin kabrini her Cuma ziyaret eder ve yanlarında YASİN okursa, her harfinin sayısınca ona mağrifet olunur. (Hak dini Kur’an dili)

* YASİN-i ŞERİF’i gece okuyan, Yedi hatim sevabına nail olur.

* YASİN-i ŞERİF’i gece okuyana, 20 hac sevabı verilir. (Künüzü’d Dekaik)

* VAKIA süresini gece okuyan, hiC fakirlik görmez, (Beyzavi 5/116)

* ZÜHRUF süresini okuyan kimse için kıyamet günü “Ey kulum bu gün sana korku ve üzüntü yok” denilir. (Beyzavi C-5 S.65)

* DUHAN süresini okuyup yatan kişi mağfiret olunmuş olarak kalkar. (Beyzavi 5/6Cool

* DUHAN süresini gecenin evvelinde okuyan kişi için yetmişbin melek sabaha kadar istiğfarda bulunur. (Tirmizi)

* DUHAN süresini Cuma günü veya gecesi okuyan kimse için, Allahü Teala Cennette bir köşk ihsan eder. (F. Kadir)

* CASİYE süresini okuyanın Allahü Teala ayıplarını örter ve hesap korkusunu giderir. (Beyzavi)

* Bu gece bana bir süre nazil oldu ki, o, bana üzerine güneş doğan her şeyden sevgilidir. Bu, İNNA FETEHNA LEKE… süresidir.
* HAŞR süresini okuyan kişinin geçmiş ve gelecek günahları(ndan bazıları) aftolunur.

Bir kimse sabahleyin ÜÇ KERE “EÜZÜ BİLLAHİSSEMİİL ALIMİ MİNEŞŞEYTANİRRACIM” der de HAŞR süresinin sonundan üç ayet okursa, Allahü Teala ona yetmişbin melek vekil eder ki, onlar akşama kadar kendisine dua ederler. Eğer o gün ölürse şehid olarak ölür. Akşamleyin okursa yine bu menzilede olur. (Ramüz 434/12)
* Allah’ın ayetleri içerisinde “ism-i Azam”, Süre-i Haşrin ahirindedir. (Hüvallahüllezi.. ilah)
* Kim gündüz veya gece HAŞR süresinin sonunu okur, sonra da o gün veya o gece ölürse Allah ona Cenneti vacib kılar. (Beyhaki)
* MÜNAFİKÜN süresini okuyan nitaktan beri olur.
* TEĞABÜN süresini okuyan kişiden Allahü : Teala ani ölümü defeder. (Beyzavi 5/136)
* TALAK süresini okuyan kişi, sünnet-i Resülüllah üzere ölür. (Beyzavi 5/136)
* TAHRiM süresini okuyana, Allahü Teala tevbe-i nasuh nasib eder. (Beyzavi 5/140)
* MÜLK süresini okuyan kimse Kadir gecesi ihya etmiş .9ibidir. (Beyzavi 5/142)
* TEBAREKE (Süre-i Mülk), kabir azabına manidir. (Tirmizi)
* Bir kimse her gece Sure-i KIYAME (ki La uksimü biyevmil Kıyame…) okursa, kıyamet günü yüzü ayın ondördü gibi parlayarak Allah’a kavuşur.(Ramüz 438/6)
* İNŞİKAK süresini okuyan kişiye, Allahü Teala kitabını solundan ve arkasından vermez. (Beyzavi 5/179)

* İZAZÜLZİLE suresini dört defa okuyan kişi, sanki Kur’an’ın tamamını okumuş gibidir. (Beyzavi5/192)
* TEKASÜR suresini okuyan, ani ölüme uğramaz.
* Sizden biriniz her gün bin ayet okuyamazsa ELHAKÜMÜTTEKASÜR’ü okuyamaz mı?. (Ramuz 82/Cool
* Size bir sure okuyacağım ki, (o sırada) kim ağlarsa Cennetliktir. Ağlayamazsa hüzünlü bulunsun. Bu, Elhakümüttekasür suresidir. (Ramuz 147/6)
* KAFİRÜN suresini okuyan kişi,sanki Kur’an’ın dörtte birini okumuş gibidir.(Beyzavi5/192)
* Ey Cübeyr! Sefere çıktığında arkadaşlarıniçinde en iyi hal ve en fazla azık sahibi olmaktan hoşlanırsan şu beş sureyi oku: Kul ya eyyühel kafirun-iza cae nasrullah-Kul hüvallahü Ehad- Kul euzü birabbil Felak- Kul euzü birabbinnas.. Her sureye besmele ile başla ve besmeleyle bitir. (Ramuz 1118)
* Yatağına geldiğinde “Kul ya eyyühelkafirun” suresini oku, sonra uyu. Bu, şirkten beri
olmaktır. (Ramuz 37/5)
* İHLAS suresini okuyan kişiye Cennet vacib olmuştur. (Beyzavi5/200)
* İHLAS ve MUAVVEZETEYN surelerini akşam sabah üçer kere okumak sana her şey için kafidir. (335/9)
* KULHÜV ALL.AHÜ EHAD, Kur’an’ın üçte birine bedeldir. (Ramüz 335/7)
* Bir kimse İHLAS süresini elli defa okursa, elli senelik, ikiyüz defa okursa, ikiyüz senelik günahı Affolunur.Bin defa okursa, kendisini Allahü ila’dan satın almış olur.(Ramüz 438/8-9-11)
* Bir kimse farz namazlardan sonra on defa İHLAS okursa, Allahü Teala, rızasını ve mağfiretini kendisine lazım kılar. (Ramüz 438/12)

SÜRELERiN HAVASSI :

On süre, on şeye mani olur:
1- FATİHA süresi: Allahü Teala’nın gazabını giderir.
2- YASİN-i ŞERİF süresi: Kıyamet gününde susuzluğu önler.
3- DÜH.AN süresi: Kıyamet gününün korku ve dehşetini önler.
4- VAKIA süresi: Fakirliği, yoksulluğu önler.
5- MÜLK süresi: Kabir azabını önler.
6- KEVSER süresi: Düşmanlardan husümeti önler.
7- KAFİRÜN süresi: ölüm zamanında küfre gitmeyi önler.
8- İHLAS süresi: Nifakı önler.
9- FELAK süresi: Hasedcilerin hasedini önler.
10-NAS süresi: Vesveseleri önler.

SECDE AYETLERİ

Geldi ondört yerde bil ki, secde-i Kur’an tamam,
Yedisi farz, üçü vacib, dördü sünnet ey hümam;

Farz-ı ARAF, NAHL’ü, İSRA, RAAD, MERYEM, HACC’ü SAD,

Vacib-i FÜRKAN, ELIF-LAM-MİM, HA-MİM vesselam.

Sünnet oldu NEML-ü, NECM’ü İKRA hem İNŞİKAK
Samı ve karı olana emreder Rabbü’l Enam.

KUR’AN-I KERİM

Bilmek istersen eğer aded-i ayatı
Cümlesi altıbin altıyüz altmışaltı
Bini’dir vaad beyanında anın, bini’dir vaıd,
Bini’dir emr-j ibadet, bini’dir nehyü tehdıd
Bini emsal’ü iberdir, bini ahbar’u kasas,
Beşyüz ayeti helal ile harama muhtas.
Buldu yüz ayatı tesbıhu dua çü rüsüh
Altmış altısı dahı ayat-ı nasih ve mensuh.

ŞİİR:

Gece gündüz Kur’an okumak, ne güzeldir ne güzel
Kuşlarla seherde şakımak, ne güzeldir ne güzel
Dalıp Kur’an ummanına, gönül verip kelamına
Nail olmak selamına ne güzeldir ne güzel…
********

Hakkında, “BİZ KUR’AN’DAN MÜ’MİNLER İÇİN ŞİFA VE RAHMET OLANLARI PERDE PERDE İNDİRİYORUZ.” (S. isra 82) buyurulan Kitab-ı Kerim’in her suresi ve her harfi nice bilinmeyen sırlara sahib ve sayılara sığmayan maddi ve manevidertlere devadır.

Bu makalede (risalede) güneşten zerre, deryadan damla mesabesinde beyan edildi. Derya bardağa sığmadığı gibi, Kur’an’ın mucize ve bereketleri de kitaplara sığmaz. Allahü Azimüşşan cümlemizi feyzinde ve nurunda daim eylesin. Amin.


Allaha emanet olun.


[Resim: 0.jpg]



KURAN-I KERİM GÖRSEL VE SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ



17.CÜZ



[Resim: 476.jpg]


Allahu Tealâ’yı seviyorsak, O’nun dostlarına hitabı ve selamı olan Yüce Kur’an’ı okumalıyız. Sevgilisinden gelen bir mektubu açıp okumayan veya birisine okutup içindeki meramı anlamayan, ondaki kelamdan ve selamdan hiç bir zevk almayan kimsenin sevgisi ne kadar samimidir?!..

Niçin Okumalıyız?

* İlk ayeti “Oku!” emriyle başladığı ve okumadan anlaşılmadığı için Yüce Kur’an’ı okumalıyız.

* Kendisini okuyacak dil, hikmetini düşünecek akıl, haberlerinden ibret alacak kalp ve hükümleriyle amel edecek vücut bize verildiği için Yüce Kur’an’ı okumalıyız.

* Hz. Peygamber’in (A.S.): “Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı büsbütün terkettiler” (Furkan/30) şeklinde şikayetinden ve dünyada Kur’an’sız, ahirette imansız kalma felaketinden kurtulmak için Yüce Kur’an’ı okumalıyız.

* “Sizin en hayırlınız, Kur’an-ı Hakimi öğrenen ve öğretendir.” (Buharî, Ebu Dâvud) hadisindeki şerefe ulaşmak için Yüce Kur’an’ı okumalıyız.

* “Kalbinde Kur’an’dan bir şey bulunmayan kimse harap ev gibidir.” (Tirmizî, Dârimi) hadisinin tehdidinden kurtulmak, kalbimizi, evimizi, beldemizi ve iş yerimizi mamur etmek için Yüce Kur’an’ı okumalıyız.

* “Kur’an’ı güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkar meleklerle beraberdir.” (Buharî, Müslim) hadisinin müjdelediği gibi, meleklerle dost ve arkadaş olmak için Yüce Kur’an’ı okumalıyız.

* Kur’an okumasını yeni öğreniyor ve okumada zorlanıyorsak, bunun zahmeti gibi rahmetinin de çok olduğunu bilerek Kur’an’ı okumalıyız. Rasulullah (A.S.) Efendimizin: “Kur’an’ı okumak için gayret eden ve ancak kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye iki kat sevap vardır.” (Buharî, Müslim) müjdesinden cesaret alarak, zorlansak da, darlansak da Yüce Kur’an’ı okumalıyız.

* Bütün hayatını Yüce Kur’an’ı tebliğ ve talimle geçiren Rahmet Peygamberimizin (A.S.): “Kur’an’ı okumak ve onu hafızada tutmak için onunla çok meşgul olun. Vallahi öğrenilen Kur’an’ın unutulması, bağından boşanan bir devenin kaçmasından daha süratlidir.” (Buharî, Müslim) uyarısını dikkate alıp, her gün az da olsa Yüce Kur’an’ı okumalıyız. Hiç değilse: “Kim bir gecede on ayet okursa, gafil kimselerden yazılmaz.” (Hakim) hadisiyle amel etmeliyiz. Yoksa alnımıza gafil damgası vurulabilir.

* Yüce Mevlamızın muradını anlamak için Hz. Kur’an’dan ve onu tefsir eden şerefli sünnetten başka bir yolumuz yoktur. Kur’an’ı yaşamak için yaratılmış bir müslüman olarak Yüce Kur’an’ı okumalıyız. Hükümlerini alimlerden öğrensek de, mübarek lafızlarını biz okumalıyız.

Ne Kadar Kur’an Okumalıyız?
Namaz kılacak kadar Kur’an bilmek ve ezberlemek her mükellef müslümana farzdır. Kur’an’daki ilahi hükümlerin tamamını bilmek farz-ı kifayedir. Bir grup müslüman bu görevi yerine getirince, diğer mükelleflerden sorumluluk düşer. Ancak işin farzı yanında, bir de fazileti ve ilahi kelamın lezzeti vardır.

Kim Allahu Tealâ ile sohbet etmek isterse Kur’an okumalıdır. Bu sohbet için günde uygun bir vaktini ayırmalıdır. Hiç değilse bunu namazda yapmalıdır.

Eğer bir günlük gazeteye göz atmak için ayırdığımız zaman kadar Yüce Kur’an’ı okumaya veya televizyondaki bir eğlence programı kadar Allah’ın kelamını dinlemeye vakit ayıramıyorsak, kalbimizde ciddi bir manevi hastalığın var olduğunu kabul edelim. Buna gaflet ve kalp katılığı denir ki, ilacını bulmaktan çok, içmesi zordur.

Her mümin, Allahu Tealâ’ya sevilmek istediği kadar Kur’an-ı Hakim okumalıdır. Efendimiz (A.S.):
“Siz Kur’an’la Allah’a yaklaştığınız gibi, hiç bir şeyle O’na yaklaşamazsınız.” buyurmuştur. (Tirmizî)

Şimdi, erkek-kadın, köylü-şehirli, amir-memur, genç-ihtiyar, her müminin günlük olarak yüzünden veya ezberinden okuyabileceği bazı sureleri ve ayetleri zikredeceğiz.

Kolaylıklar
Rasûlullah (A.S.) Efendimiz, bir defasında ashab-ı kirama hitaben: “Sizden biriniz, bir gecede Kur’an’ın üçte birini okumaktan aciz midir?” buyurdular. Bu onlara zor geldi ve:
“Buna hangimizin gücü yeter ki ya Rasulallah! dediler. Bunun üzerine Efendimiz:
“Kul hüvellahu ahad suresi, Kur’an’ın üçte birine denktir.” buyurdular. (Buharî, Tirmizî). Buna göre, kim ihlas suresini üç defa okursa, bütün Kur’an’ı hatmetmiş gibi olur. Hiç değilse, günde Kur’an-ı Hakim’den bu kadarını okumalıdır.

Rahmet Peygamberimizin haber verdiği başka müjde ve kolaylıklar:
“Kim geceleyin Bakara suresinin son iki ayetini (Amenerrasûlü’yü) okursa, bu ona yeter.” (Buharî, Müslim, Tirmizî) “Allah bu iki ayeti bana Arşın altındaki hazineden vermiştir. Onları öğrenin, kadınlarınıza ve çocuklarınıza da öğretip ezberletin. Çünkü bunlar hem salattır, hem duadır, hem Kur’an’dır.” (Darimî, Ahmed)
“İçinde Âyete’l-Kürsî okunan eve şeytan girmez. Girmişse, okununca çıkar, kaçar.” (Hâkim, İbnu Hıbban)
“Kur’an’ın kalbi Yasin’dir. Kim onu Allah’ın rızasını ve ahireti isteyerek okursa, muhakkak günahları affedilir.” (Hakim, Ebû Dâvud)
“Her müminin kalbinde ‘Tebarekellezî bi yedihil mülk’ suresinin bulunmasını ne kadar arzu ediyorum.” (Hâkim)
“Mülk suresi (Tebareke), kabir azabına manidir. O kurtarıcıdır Onu her gece okuyanı kabir azabından kurtarır.” (Hâkim, Tirmizî)

İnsan ve cin şeytanlarının şerrinden muhafaza için İhlas, Felâk ve Nâs surelerini sabah akşam üçer defa okumalıdır. Bunlar vird zikri gibi düşünülmemelidir. Üç sayısını Efendimiz (A.S.) verdiği için onları okumak, o vakitle ilgili bir sünnettir. Herkes amel edebilir.

Yukarıda zikrettiğimiz sure ve ayetler, otururken, yürürken, işin başında çalışırken okunabilecek şeylerdir. Abdestli olarak, edebine dikkat ederek okunmaları en güzelidir. Ancak, cünup ve hayız olmadıktan sonra, ezberden abdestsiz bile okunabilir. Hiç okumamaktan iyidir.

Her müminin, günlük olarak az da okusa devam ettiği bir hatmi bulunmalıdır. Kur’an ve hatim okumayı sadece Ramazan ayına tahsis etmek doğru değildir.

Yaşı ne olursa olsun, aklı başında her mümin, yirmi günlük bir çalışma ile Kur’an-ı Hakim’i yüzünden okumasını öğrenebilir. Kur’an-ı Hakim’i bir beze sarıp duvara asmak, kendimizi darağacına asmaktan farksızdır.

Hz. Osman (R.A.) demiştir ki: “Benim için en kötü ve en uğursuz gün, içinde Kur’an-ı Hakim’e hiç bakmadığım gündür.”

Arifler, gece gündüz Kur’an’la amel ediyorlar. Bunun yanında Allah’ın kelamına hiç bakmadan geçen günü günden saymıyorlar. Bir hastalık veya yolculuk hariç, günde en az bir cüz Kur’an okuyorlar. Buna ömürleri boyu devam ediyorlar. Onların talebelerine düşen, mürşidlerinin bu halinden ibret almaktır.

Her namazda okumakta olduğumuz namaz surelerini muhakkak yanlışsız okumalıyız. Bir bilenin önüne gidip okuyuşumuzu kontrol ettirmeliyiz. Çünkü manayı bozan her kıraat namazı da bozar, bu bilinmelidir. Kur’an öğrenmeye vakit veya hoca bulamaz isek, piyasada satılan bant, kaset gibi şeylerle bu ihtiyacımızı gidermeliyiz. Namaz surelerinin manalarını da özetle öğrenebiliriz. Bizden önceki ecdadın baş tacı ettiği ve uğrunda baş verdiği Yüce Kur’an için biz hiç baş ağrıtmaz isek, bunun milletçe cezasını çekeriz.

Erkek-kadın her müslümana sesleniyorum: Allah rızası için Yüce Kur’an’ı öğrenelim. Bunun için azıcık sevgi ve gayret yeterlidir.

Muhammed Emin Gül



KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİNİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Enbiya 1 - Hac 78 17. CÜZ


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-28-2010 05:29 PM

[Resim: foto0015dy1la.jpg&amp;t=1]

[Resim: foto0030ih3fm.jpg]


YANMAYAN KURAN-I KERİM

İSTANBULDA BİR EVDE ÇIKAN YANGINDA YANMAYAN KURAN-I KERİM



[Resim: besmele_t2.jpg]


KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
[/size]
18.CÜZ




[Resim: kuran-okurken-dikkat-edilecek-noktalar-6696.jpg]




KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİNİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

18.CÜZ

Müminun 1 - Furkan 20


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-29-2010 05:20 PM

[Resim: 110]


[Resim: Kuran%C4%B1%20Kerim.jpg]

Kuran sessiz de (içinden) okunabilir. Bunu yasaklayan bir delil yoktur. Aksine gündüz namazlarında Kuran-ı sessiz (içimizden), sabah akşam ve yatsı namazlarını (gece) sesli okuyarak kılarız. Tek başına kılan kişi, sesli okunan namazlarda muhayyerdir , sesli okuyarak da kılabilir.
Kuran namazda da olsa aynı Kur'andır , yasak olsa gündüz namazlarında da sessiz okunmazdı.

Kuran-ı Kerim okunduğunda onu duyanların dinlemeleri farzdır.

ARAF 204- Kur'ân okunduğu zaman, hemen susup onu dinleyin, umulur ki, rahmete nâil olursunuz.

ENFAL 2- Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.

İnsanların bulunduğu ve meşgul oldukları bir ortamda sesli Kuran okunurken (meşgul olup dinleyemeyenler) dinleyemeyeceklerinden veya iman etmediklerinden dolayı dinlemeyenlerin azgınlıkları ve küfürleri artabileceğinden bu vebale girmelerine sebeb olacağımızdan sessiz okumamız gerekebilir.

KALEM 15- Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.

FUSSİLET 26- İnkâr edenler: "Bu Kur'ân-ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki üstün gelirsiniz" dediler.

LUKMAN 7- Onun karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.

ENFAL 31- Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman, "işittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir" diyorlardı.

NECM 59-60 - Siz, bu Kur’an’a mı şaşıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!





Tek başımıza yahut müsait ortamlarda sesli kıraat yapmamız güzeldir.

NAHL 98- Şimdi Kur'ân okumak istediğin zaman önce o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

BAKARA 151- Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor

İSRA 106- Sana Kur'ân'ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.


Ebu Hureyre (r.a)’den nakledilen bir hadisi şerifte, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, içerisinde Bakara suresi okunan evden şeytan kaçar.”
( Muslim, Misâfirin, 212, (780)


419 - Ukbe İbnu Âmir (radıyallahu anh) anlatıyor:
Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı dinledim şöyle diyordu: "Kur'ân'ı cehren (açıktan) okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir. Kur'ân'ı gizlice okuyan , sadakayı gizlice veren gibidir."
(Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 20, 2920; Ebu Dâvud, Salât 315, 1333; Nesâî, Zekât 68. Kutub-i Sitte; Tefsirden Sakındırmaya Dair. No: 419)

6714- Ukbe b. Âmir radiy allahu anh'dan:
(Allah Rasûlu sallallahu aley hi ve sellem buyurdu :
"Kur'ân'ı ses li okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir; Kur'ân'ı gizli okuyan, sadakayı gizli veren gibidir."
Sunen ashâbı
Tirmizî der ki: "Bu, şu demektir: Sessiz Kur'ân okuyan, sesli okuyandan daha üstündür. Çünkü riyâ ve kendini beğenmişlikten emin kıldığı için ilim ehline göre gizli sadaka vermek, açıkça vermekten daha üstündür."
(Bu hadisi Ebû Dâvud (1333), Tirmizî (2919) ve Nesâî ( zekât 68, V, 80), Er Rudani : 6714 )
Hâlid b. Ma'dân an Kesîr b. Murre an Ukbe asl- ı senedi ile tahrîc ettiler. Tirmizî, kendi isnâdı hakkında "hasen garîb" hükmü vermiştir.





Müslümanın namaz kılarken okuyacağı Kuranın ses yüksekliğini yine Rabbimiz bildirmiştir :


İSRA 110- (Sen onlara) de ki: İster "Allah" deyin, ister "Rahmân" deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O'nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç.


Kuran okurken ve dinlerken ayetleri tefekkür edip manalarını düşünmek, Allah korkusu ve huşudan dolayı ağlamak güzel hasletlerdendir.

İbnu Hacer, ağlayabilmenin yolunu şöyle açıklar:
"Kişi, Kur'ân'da zikri geçen şiddetli tehditleri ve cehennem azabıyla ilgili vaidleri (korkutmaları) Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki kesin kararlarını düşünerek kalbini korku ve hüzünle doldurur. Sonra bu hususlara giren kusurlarına, eksikliklerine bakar. Buna rağmen hüzün hissedip gözleri yaşla dolmazsa, bu husustaki eksikliğine ağlasın, zira böylesi bir tefekküre rağmen hüzün duymamak en büyük musibetlerdendir."



[Resim: 990343360_small.jpg]


KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUNUŞU İÇİN TIKLAYINIZ

19.CÜZ




[Resim: 14ko.gif&amp;t=1]
Kuran-ı Kerim



Genel hayat akışı toplumları öylesine etkilemiş ki, insanlar bazı kalıpları hiç eleştirmeden aldıkları gibi devretmekteler. Maalesef dini inançlarda böyle. Toplumlar dini inançları söz konusu olduğunda tamamen duyarsızlaşıyorlar. Sakın zannetmeyin ki günümüz Hıristiyan, Yahudi ve diğer dini toplumları dinlerini bilerek yaşıyor. Adeta futbol takımı taraftarları gibi insanlar akıl mantık kullanmadan her türlü zemin ve ortamda doğru zannettikleri dinlerini körü körüne savunuyorlar.



Müslümanlar içinse durum biraz daha farklı olmalı. Müslüman = teslim olmuş anlamına gelir. Tüm dinlerin özü olan İslamiyet’in en büyük mucizesi Kuran-ı Kerim, insanlar arasında ayırım yapmaksızın onu okuyan herkese Yüce Allah’ın öğütlerini öğretmekte ve yol göstermektedir.



İlginçtir ki, Dünya’nın birçok ülkesinde Müslümanlar yüzyıllardır Kuran-ı Kerim’i sadece orijinal metni olan Arapçadan okumaktadırlar. Hâlbuki 1,4 milyar Dünya Müslüman nüfusunun sadece 246 milyonu, yani %17’si Arapçayı anadili olarak kullanmaktadır. Buda bize Müslümanların %83’ünün anlamadığı bir lisan olan Arapçayı kullanarak Rabbisi ile iletişim kurma çabasında olduğunu göstermektedir. Hatta nasıl ki biz Türkler 300–400 sene önceki Türkçeyi sadeleştirmeden anlayamıyorsak, günümüz Arapları da aynı şekilde 1400 sene önce inen Kuran-ı Kerim’in Arapçasını sadeleştirmeden anlayamıyorlar.



Peki, Yüce Allah, Kuran-ı Kerim’i sadece az bir grup kulları anlasın ve diğerlerine anlatsın, diğerleri de anlamasa da Arapça öz metninden bir ömür okusun sevap kazansın diye mi indirdi? Böyle bir varsayım Yüce Allah’ın El Adl = Gerçek adalet sahibi ismine katiyen uygun düşmüyor. Kulları arasında adil olan Yüce Allah, Kuran-ı Kerim’ini de aynen dondurucuda uzun yıllar bozulmadan durabilen gıdalar gibi Arapça olarak muhafaza etmektedir. Kim, hangi asırda, hangi lisan üzere alıp Kuran-ı Kerim’i işler, meal ederse işte o zaman Kuran-ı Kerim gerçek kullanım şeklini almaktadır. Nasıl ki karnı aç olan bir kimse dondurucudaki gıdaları çözdürmeden ve pişirmeden yiyemez ise, Kuran-ı Kerim’i de anlamadığımız bir lisanda sürekli okuyarak ihtiyacımız olan kılavuzlanmaya kavuşmamız mümkün değildir.



Adl olan Yüce Allah, kullarının eğitimine o kadar önem vermektedir ki, sosyal rolü ve eğitim seviyesi ne olursa olsun, her kulu ile tek tek muhatap olmak istediği için Kitabını bizlere lütfetmiştir.



Kuran-ı Kerim’in meal edilemeyeceği veya edilse bile herkes tarafından anlaşılamayacağı veya falanca zamanlarda okunmaması ve benzeri birçok söylemler tamamen Yüce Allah’ın bizlere olan Rahmetine aykırı ve maalesef şeytanın icat edip yüzyıllardır Kuran-ı Kerim’in ilminden uzak yaşayan Müslümanlara kolaylıkla kabul ettirdiği batıl kanunlarıdır.



Furkan 30 - O gün Peygamber: “Ya Rabbi, halkım bu Kuran’ı terk edip ondan uzaklaştılar!” der.



Ne kadar ilginçtir ki “Ümmetim, ümmetim!” diye bizlere her konuda merhametle yaklaşan efendimiz Hz. Muhammed (SAV), az önce bahsi geçen ayette bizi resmen Yüce Rabbimize şikâyet etmekte ve Kuran-ı Kerim’den ne kadar uzaklaşma tehlikesinde olduğumuzu bu ayet bize göstermektedir. Sakın unutmayalım ki Efendimiz (SAV) ve çevresindekiler bulundukları mertebeye Kuran-ı Kerim’i anlayarak okumakla eriştiler. Bizlerde bu geçici hayatı rahat yaşamak ve ahiretimizi de güzel kılmak istiyorsak Kuran-ı Kerim’i her zaman anlayarak okumalı ve okutmalıyız.


KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİNİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


Furkan 21 - Neml 5519.CÜZ


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-30-2010 04:57 PM

[Resim: kurandinle.jpg]




[Resim: 50108550qj0.jpg&amp;t=1]




[Resim: resim_31102007174120.jpg]


(Besmele ile başlanmayan her önemli iş noksan kalır.) [Beyhekî]
(Besmele ile yazı yazanın haceti kolaylaşır, Allahü teâlâ da razı olur.) [Deylemî]
(Eve girerken Besmele çekilirse, şeytan, “Bu eve girmeme imkân yok” der, dönüp gider.) [Tibyan]

(Besmele ile işe başlayanın günahları af olur.) [İ.Rafii]

(Yemeğe Besmele ile başlayıp, sonunda Elhamdülillah diyenin, daha sofra kalkmadan günahları af olur.) [Taberânî]
(Sıkıntıya düşen, “Bismillahirrahmanirrahim ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, her türlü sıkıntıdan kurtulur.) [Deylemî]



kuran-ı kerim dinle oku görsel-tıklayınız


20 cüz




[Resim: Hutbe%20Okuma-1.jpg]

Esselamun Aleyküm..

Cenab-ı Allah`ın Dünya Üzerine Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Vasıtası ile Kendi Kelamlarından Oluşan Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim`i Okumamış Bir Ağız,Düşünmemiş Bir Beyin,Kalbinden Geçirmemiş Bir İnsan,Ve O İnsanın Ruhu Tıpkı Kansere Yakalanmış Bir Hasta Gibidir.

Kuran-ı Kerim`i Okumak Ne Demek İstediğini Anlayabilmek ve Anladıklarımızı İdrak Edip Hayatımıza Entegre Edebilmek, İnsan Ruhu Sağlığı İçin En Önemli Etkidir.

Kuran-ı Kerim İçerdiği Konular İtibari İle Tüm İnsanlığın Yaşayışına Işık Tutan,Karanlık Tünellerden Gün Yüzüne Çıkabilmesini Sağlayan Mükemmel bir Aracıdır.

Düşünün ki,Bir İnsan Ticari Hayatında Bitmiş Bir Durumda Borc Harç İçinde,(Cenab-ı Hak Kimseye Göstermesin).Bu Durumda İken Bir Kimsenin Size Borcunuzu Kapatabilecek ve Tekrardan Toparlanabilecek Kadar Para Vermesi Ve Bu Parayı İyi Kullanıp Başarılı Olduğunuzda Size Tekrardan Bir O Kadar Daha Para Verebileceğini Vaad Edip Ve Karşılığında Sadece Kendin İçin Yap Diyen bir Sahış Düşünün.

Bu Olay Sizin Ticari,Sosyal Hayatınızı Çok Güzel Bir Şekilde Düzenler.Daha Önce Hic Zarar Görmemiş Gibi..

İşte Cenab-ı Hak`kın Göndermiş Olduğu Kitabımız İnsan Ruhunun Bu Karanlıktan Çıkıp Aydınlığa Kavuşması Ve Kendini Düzeltip Refaha Ulaşması,Ve Tatbik Edildiği Takdirde Sonsuz Bir Hayatı Ödül Olarak Sunan Kitabdır.

Kuran-ı Kerim den Uzak Durmayalım Okuyalım Anlamını Araştıralım Sağlam Kaynaklardan Sağlam Bilgilerle Hayatımıza Entegre Edelim.

Uzun Lafın Kısası.

İnsan Hayatında Düzeni Kuran,Yüce Kitabımız Kur`an.

Cenab-ı Hak Yar Ve Yardımcınız Olsun






KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİNİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


20 cüz

[color=#2F4F4F]Neml 56 - Ankebut 45[/color]


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-31-2010 03:31 PM

[Resim: kuran-c1.jpg]


Kategori: Kurân ve Tecvîd

Kurân-ı Kerîm, Allah-u Teala'nın kelâmıdır. Sevdiğimiz ve arzu ettiğimiz Zât'ın buyurduğu sözlerdir. Biraz sevginin tadını tatmış olanlar, sevilen kişinin (mâşuğun) mektubu, konuşması ve yazdıklarının gönün vermiş birinin (âşığın) yanında ne kadar değeri olduğunu bilirler. Kurân-ı Kerîm, hem Sevgili'nin hem de mutlak Hüküm Sahibi'nin kelâmıdır. Bu yüzden, Kurân-ı Kerîm karşı bu iki yönlü edepleri birleştirerek davranmalıyız. Kurân-ı Kerîm'i okuyacak kimsenin okuma sırasında okuma âdâbına tam olarak riayet etmesi gerekir. Bunların belli başlıcaları, şunlardır;
A. Zâhirî Edepler

1. Dişleri misvakla temizleyip abdest aldıktan sonra tenhâ bir yerde Kıble'ye dönerek güzel bir elbise giyip tevâzû ile oturmalıdır.
2. Kurân-ı Kerîm'i "Eûzü Besmele" çekerek okumaya başlamalıdır.
3. Eğer maksadı Kurân-ı Kerîm'i ezberlemek değilse (hâfızlık yapmıyorsa), okurken tane tane okumalıdır.
4. Kurân-ı Kerîm okurken ağlamaktır. Ağlayamazsa, ağlar gibi bir hâlde bulunmaktır.
5. Rahmet ayetleri gelince rhmet ve af dilemeli, azap ayetleri gelince Allah-u Teala'ya sığınmalıdır. Çünkü O'ndan başka kurtarıcı yoktur.
6. Eğer gösteriş ihtimâli veya başka bir Müslüman'a zahmet ve eziyet verme endişesi varsa, sessiz okumalıdır; yoksa sesli okumak efdâldir.
7. Kurân-ı Kerîm'i güzel sesle ve tecvid kurallarına uyarak okumak, müstehaptır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur; «Her şeyin bir süsü vardır. Kurân'ın süsü de güzel sestir.» Fakat TECVİDE AYKIRI şekilde ses yükseltip alçalmalar ve NAĞME YAPMALAR câiz değildir. Böyle bir hata ile okuyan kimseye YUMUŞAK BİR ÜSLUPLA DOĞRUSUNU BİLDİRMEK, işiten bir kimse için bir borçtur. Ancak bu yüzden aralarında bir kin doğacak olursa, uyarma terk edilmelidir.
8. Kurân-ı Kerîm'i namaz dışında Mushaf'a bakarak (yüzünden, ezbere olmadan) okumak, ezber okumaktan daha faziletlidir. Çünkü böyle yapmakla okuma ibâdeti ile Mushaf'a bakma ibadeti toplanmış olur. Hadis-i Şerîf'te buyrulmuştur ki; «Ümmetimin ibâdetinin efdâli, Mushaf'a bakarak Kurân okumaktır.»
9. Kurân-ı Kerîm okurken esneme gerçekleşirse, Mushaf'ı kapatıp okumayı durdurmalıdır.
10. Kurân-ı Kerîm okurken her âyet-i kerîmeyi tamamlamadan durmamalıdır.
11. Kurân-ı Kerîm'i ayda bir defa hatmetmek iyidir. Senede bir, 40 günde bir, haftada bir hatmedilmesini tercih edenler de vardır. 3 günden az bir zamanda hatmedilmesi, uygun görülmemiştir. Çünkü böyle az bir zaman içinde Kurân-ı Kerîm'in manalarını düşünmek mümkün olmaz. Tecvidi bile gözetilemez.
12. Kurân-ı Kerîm'i dinlemek, bir farz-ı kifâyedir. Bununla beraber, başka bir işle uğraşmakta olan kimselerin yanında Kurân ayetlerinin sesli okunması, uygun değildir. Bu durumda Kurân-ı Kerîm'i dinlemeyenler değil, okuyanlar günâh işlemiş olur.
13. Her Müslümana namazı câiz olacak kadar Kurân-ı Kerîm'den ezberlemek, farz-ı ayn'dır. Fatiha Suresi ile diğer bir sûreyi ezber etmek de vâciptir. Bununla farz da yerine getirilmiş olur. Kurân-ı Kerîm'in diğer kısımlarını ezberlemek de Müslümanlar için bir farz-ı kifâyedir.
14. Kurân-ı Kerîm'i okumak, nafile ibâdetten; âşikâre okumak, gizli okumatan ve dinlemek de okumaktan daha faziletlidir. Yeter ki gösteriş olmasın.
15. Bir kimse, yürürken ve bir iş görürken Kurân-ı Kerîm'i okuyabilir. Yeter ki bu durum, Kurân'ın gafletle okunmasına sebebiyet vermiş olmasın.
16. Namaz kılınması mekruh olan vakitlerde dua etmek, tesbihte bulunmak ve Resulullah (S.A.V.)'a salât ve selâm getirmekle meşgul olmak, Kurân-ı Kerîm'i okumaktan daha faziletlidir.
17. Kurân-ı Kerîm'i okuyup öğrenmiş olan kimse, sonra Kitap'tan okuyamayacak derecede unutacak olsa, günâhkâr olur. Nitekim, hâdis-i şerîfte şöyle buyrulmuştur: «Ümmetimin günahları, bana arz olundu. Kurân'dan bir âyeti veya bir sûreyi öğrenip okuduktan sonra unutmaktan daha büyük bir günah görmedim.»
18. Kurân-ı Kerîm'i okumak, bir ibâdet olduğu gibi başkasına da öğretmek, pek büyük bir ibâdettir. Bir hadis-i şerîfte şöyle buyrulmuştur; «Sizin en hayırlınız, Kurân'ı öğrenip başkalarına da öğreteninizdir.»
19. İmam-ı Gazali'ye göre, tam manada Kurân okumuş olmak için üç şeyin beraberlik içinde olması lâzımdır. Bu üç şey, "Ağız", "Akıl" ve "Kalp"tir. Ona göre ağzın görevi, ağır ağır ve doğru olarak harfleri çıkarmak, aklın görevi, manayı düşünüp anlamak, kalbin görevi ise bu manalardan gereken dersleri ve tesirleri anlamaktır. Bir başka deyişle; Ağız, okuyacak; akıl, tercüme edip anlaşılır hâle getirecek; kalp de kişinin o manaların gösterdiği yöne yönelmesini sağlamış olacaktır.

Bâtınî Edepler

1. «Bu ne yüce kelâmdır.» diye Kurân-ı Kerîm'in azametini kalbe yerleştirmek.
2. Bu kelâmın sahibi olan Allah-u Teala'nın yüce şânını, üstünlüğünü ve büyüklüğünü kalpte bulundurmak.
3. Kalbi vesvese ve nefsânî düşüncelerden temiz tutmak.
4. Manalarını düşünmek ve LEZZET ALARAK okumak. Arapça bilmeyenlerin herhalde bu konuda yapacakları şey, kendi dillerine göre yapılmış tercüme ve tefsirlerden yararlanmaktır. Hz. Ali'nin bir sözü şöyledir; «Kendisinde anlayış ve idrâkin bulunmadığı hiç bir ibadette ve yine kendisinde düşüncenin (tefekkürün) olmadığı hiçbir Kurân okumada hayır yoktur.»
5. Gönlünü okuduğu âyetlere vermek. Mesela, dilinde rahmet ayeti varsa; Kalp, sevinçle dolup taşmalı; azap ayetleri okurken kalp, sarsılmalıdır.
6. Kurân-ı Kerîm okuyan, sanki Allah-u Teala'nın kendisine hitabını duyuyormuş gibi okuduğuna kulak vermelidir.
7. Kurân-ı Kerîm, maddî ve mânevî, bedenî ve kalbî bütün hastalıkların şifâsıdır. Nitekim, «Kurân, devâdır.» hadis-i şerîfi de bunu bildirmektedir. Artık her Müslüman için gerekmez mi ki, Kurân-ı Kerîm'i bellesin, onu okumakla şereflensin, bir çok sevaplara kavuşsun.[1]

Kaynaklar

[1] M. İsmail Fındıklı, "İlim Ehli İçin Temel Dualar", Yasin Yayınevi, Nisan 2007, II. Baskı, s. 141-144.


[Resim: 39hat.jpg]



KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ



[Resim: 2005763785918264019_rs.jpg&amp;t=1]


KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİNİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
[b]Ankebut 46 - Ahzab 30 21.CÜZ[/b]


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 09-01-2010 12:33 PM

[Resim: gokler.jpg]


Bizden İstenen, Kur’an Okumak mı? Kur’an’ı “Okumak” mı? Sorunun cevabına geçmeden önce bahis mevzuu olan Kur’an-ı Kerim’den kısaca bahsetmek istiyorum. Kelime anlamı “okumak ve okunan şey” olarak karşılık bulan Kur’an, özel anlamı itibariyle, ilahi kitapların sonuncusu olarak Hz. Muhammed (sav)’e indirilen mukaddes metindir. Kur’an-ı Kerim’in bizatihi ayetlerde geçen diğer isimleri ise şöyledir: Kitab, Furkan, Zikr, Rûh, Şifâ, Nûr, Mecîd, Kelâmullah, Hablullah, Kerîm, Mübîn, Mübârek, Rahmet. “Mushaf” ise Kur’an-ı Kerim’in harflerle yazıya dökülmüş şekline verilen isimdir. Kur’an-ı Kerim’in Değeri Böylesine farklı isimleri olan bu mukaddes kitabın Allah katındaki değerinden de kısaca bahsetmek isterim. Bir âyette şöyle buyrulur: “Ey insanlar! Andolsun ki, (bu Kur’an) Rabbinizden size bir öğüt, gönüllerinizdeki sıkıntılara bir şifadır. Ve o aynı zamanda mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir rahmettir.” (Yunus, 10/57) Hz. Peygamber (sav) ise şöyle buyurmaktadır: “Kur’an, Allah Teala’ya, göklerden, yerlerden ve bunların içinde bulunanlardan daha sevimlidir.” (Darimî, Fedailu’l-Kur’an) Kur’an-ı Kerim böylesine değerli, böylesine hidayet ve rahmet vesilesi iken, nasıl oluyor da bazı insanlar onun şifasından, rahmetinden istifade ediyor da, bazıları rahatsızlık duyabiliyor? Önce konuya işaret eden bir âyete kulak verelim isterseniz… “Biz Kur’an’dan, müminler için bir şifa ve rahmet kaynağı olacak ayetler indiriyoruz. Bununla beraber bu Kur’an, zalimlerin ancak hüsranını artırmaktadır.” (İsra, 17/82) Kanaatimizce ayeti anlamamıza en çok yardımcı olacak izahlardan birini Hz. Mevlana, şu anlamlı misali vererek yapmaktadır. Konuyla ilgili olarak şöyle der, gönül dünyamızın müstesna misafiri: “Nisan yağmurları yağdığında bir yağmur damlasını ağzını açarak yakalayan balık, o damlayı alarak suyun derinliklerine gider. Bir süre sonra o bir damlacık yağmur, balığın karnında bir inci tanesine dönüşür. Aynı yağmur damlasını, yılan da ağzını açarak bekler ve bir damla sudan o da istifade eder. Lakin, o bir damla su, bir müddet sonra yılanın ağzında en kuvvetli zehirlerden birine dönüşür. Yağan yağmur aynı yağmurdur fakat netice itibariyle o, birinde inci, birinde ise zehir olur. İşte Allah’ın âyetleri de böyledir. Onlar sadece ve sadece rahmettir. Ancak mü’minlere şifa olan bu âyetler, zâlimler için bir sıkıntıdır, bir hüsrandır…”
Kur’an-ı Kerim’i Öğrenmek ve Öğretmenin Önemi Gâye bir metni “okumak” olunca, tabiatiyle önce okumayı öğrenmek gerekecektir. Kur’an okumayı öğrenmek ve öğretmek ise başlıbaşına önem arzeden ve Müslümanlar tarafından da önemsenmesi icab eden bir konudur. Bu mevzuda, öncelikle birkaç hadis-i şerifi burada zikretmemiz gerekir. “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhari, Fedailu’l-Kur’an) Bu hadisle bağlantılı olması bakımından bir İslam büyüğünün, Tâbiûn’un önde gelen simalarından biri olan ve kırk yılı aşkın bir süre insanlara Kur’an okumasını öğreten Ebu Abdurrahman es-Sülemî’yi de burada zikretmek istiyoruz. Yukarıdaki hadisi zikrettikten sonra şöyle demişti: “Beni (insanlara Kur’an öğretmek üzere) şu bulunduğum yerde oturtan işte bu hadistir.” “Şu Kur’an’ı öğreniniz. Şüphesiz onu okumakla her harfine bedel olarak on sevap ile mükafaat alırsınız.” (Tirmizî, Fedailu’l-Kur’an) Şimdi yazımızın asıl konusu olan, “Kur’an okumak mı? Yoksa Kur’an’ı “okumak” mı?” sorusunun cevabını vermeye çalışalım. Şüphesiz ki herhangi bir metni okuyabilmek için önce onun okuma dilini bilmek gerekecektir ki, biz bundan önceki satırlarda Kur’an’ın değerinden ve onu okuyabilmeyi öğrenmenin öneminden bahseden bilgilere yer vererek, konuya yeterince vurgu yaptığımızı söyleyebiliriz. Ancak hemen belirtelim ki, bizden istenen Kur’an okumak’tan öte, Kur’an’ı “okumak”tır. Şöyle düşünelim. Bâzen insanlar konuşmaları esnasında birbirlerine, “Bu manzarayı iyi okumak gerek.” derler. Ya da bir uzman, konusuyla ilgili açıklamalarda bulunurken, “Bu tabloyu iyi okumak gerekiyor.” der. Burada “okumak” ifadesiyle dikkat çekilen şey, kişinin karşı karşıya olduğu durumu, muhatabı olduğu meseleyi iyi kavrayabilmek için önemsemesini, duygu ve düşünce yoğunluğu içinde anlamaya konsantre olmasını sağlamaktır. İşte biz mü’minlerden istenen de budur, diyebiliriz. Allah-u Teâlâ, âyetlerin muhatabı olan bizlerden, onları iyi okumamızı, anlamamızı beklemektedir. Nitekim konuyla ilgili bir ayette, “Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.” (Müzzemmil, 73/4) buyrularak bu konsantrasyonu elde edebilmek için, ağır ağır okuma anlamına gelen “tertîl” üzere okumamız istenmektedir. Yine bizden istenen, ayetler üzerinde düşünmemiz ve onları anlamaya çalışmamızdır. Şu ayet de buna işaret etmektedir: “Allah, düşünüp anlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklayıp durmaktadır.” (Bakara, 2/221) Bazen anlamak için okumak yanında okunanı dinlemek de yeterli olabilir. Nitekim okunan Kur’an’ın dinlenilmesi hususunda tavsiye açık ve nettir: “Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki, rahmet-i ilahiyeye nail olasınız.”Kaynakwh: Kur'an-ı Kerim ve Biz
Gerek okurken, gerek dinlerken bu duygu yoğunluğu yok ise, bir başka ifadeyle Kur’an, huşu’ içinde okunmuyor ve dinlenmiyorsa, bu faaliyetten, istenen netice alınamayacaktır diyebiliriz. Hz. Peygamber (sav) bir hadisinde şöyle buyurarak, Kur’an’ı okurken sahip olmamız gereken hâlet-i rûhiyemizin biçimini açık bir ifadeyle ortaya koymaktadır: “Kalpleriniz Kur’an üzerinde birleştiği sürece Kur’an’ı okumaya devam ediniz. Kalben ayrılık hissettiğiniz zaman ise okumayı bırakınız.” (Buhari, Fedailu’l-Kur’an) Bu hadis bizlere, Kur’an’ı hem kalp huzuru, hem zihin uyanıklığı, hem dikkatle hem de istekle okumamız gerektiğini öğretmektedir. Bu huzurdan bizi uzaklaştıracak, hızlı ve daha fazla okuma anlayışının ise uygun görülmediğini burada eklemeliyiz. Bir defasında, “Üç günden az bir zamanda Kur’an’ı hatmeden kişi, ne okuduğunu anlamış değildir.” (Ebu Davud, Kıraat) diyerek ashabını uyaran Resûl-i Ekrem’in Kur’an’ı nasıl okuduğunu gelin Hz. Aişe (ra) validemizden dinleyelim: “Bir gecede hatim yaptığını söylediğiniz kimseler, Kur’an okuduklarını söyleseler de gerçek anlamda onlar Kur’an’ı okumuş değillerdir. Bazı geceler Rasûlullah ile beraber bütün bir geceyi uyanık geçirdiğim olurdu. Ancak o bir gece boyunca sadece Bakara, Âl-i İmran ve Nisa surelerini okurdu. Ancak Rasûlullah, müjde ayetlerini okuduğu zaman dualar edip niyazda bulunur, azap ayetleri geldiği zaman ise Allah’a sığınır, iltica ederdi.” (Ahmed b. Hanbel, VI, 92) Görüldüğü üzere, Hz. Peygamber (sav), Kur’an’ı tane tane, ağır ağır telaffuz ederek okur, manasını anlayarak ve içine sindirerek üzerinde tefekkür eder ve bu hâlet-i rûhiye içinde Kur’an’la, kalbini ve zihnini bütünleştirmiş bir halde ibadet ederdi. Kelimenin tam anlamıyla, O (sav), Rabbinden gelen ayetleri “okumakta” ve bunların kendisine neler telkin ettiğini anlamaya gayret etmekte ve bunları benliğine sindirmeye çalışmaktadır. Böylece O (sav), her konuda olduğu gibi, bu hususta da ümmetine “en güzel örnek” olmaktadır. Ne dersiniz, bizim Kur’an okuyuşlarımızla, sevgili Peygamberimiz (sav)’in Kur’an’ı okuması birbirine ne kadar benziyor?
2006 - Haziran
YENİ DÜNYA DERGİSİ
Kaynakwh: Kur'an-ı Kerim ve Biz

[Resim: bismibg9gl2.jpg]



sesli ve görsel KURAN-I KERİM DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ




[Resim: kolinga78_56_Kucuk.jpg]





KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ[/url]

Ahzab 31 - Yasin 27 22 .CÜZ


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 09-02-2010 01:35 AM

[Resim: 97489744mc9.jpg]



[Resim: besmele.gif]




KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ


[Resim: 5a767b1520.jpg&amp;t=1]


Kur’an-ı Kerim’de İnsana Dair




İnsanı seven, onu varlık aleminin gözbebeği olarak yaratan Allah Tealâ, insanı dünya denen bu imtihan meydanında yalnız bırakmamış ve onu peygamberler ve vahiyle desteklemiştir İnsanın kendisini, kainatı ve hadiseleri okuyup anlaması ancak vahyin kılavuzluğuyla verimli olabilecektir İnsanın, vahyin bu kılavuzluğundan yararlanabilmesi ise belli şartlara bağlanmıştır Bunların başında, kişinin Allah (cc) karşısında sorumluluğunun bilincinde olup O’ndan sakınması anlamına gelen takva gelmektedir

İlk sûresinde dua eden insandan, son sûresinde sığınan insana kadar Kur’an-ı Kerim’in baştan sona kadar en genel anlamda konusu; insandır Mü’min, muttaki, müslim, kafir, müşrik, münafık vs sıfatlarıyla beraber söz konusu edilen insanın dışında, Kur’an’da insan kelimesinin üç yüzün üzerinde ayette geçtiğini görmekteyiz İnsanın nasıl tanıtıldığı sorusuna bu ayetlerde şu şekilde cevap verilmektedir:


İnsan nasıl bir varlıktır?



Kur’an'a göre insan acelecidir; sabırsızdır; çabuk şikayet eder Nankör, mala ve menfaatine düşkündür Minnet duygusundan tamamen uzak olan insan, bağımsızlık dürtüsünün etkisiyle kendisini Tanrı yerine koyabilmektedir Ancak, yine Kur’an'a göre insan, yaratıkların birçoğundan üstün kılınmış, yaratılış amacı gereği bir takım özellikler de kendisine verilmiştir Öncelikle insanın Yaratıcı'dan bir mesaj alabilmeye layık görülmesi, yani vahye muhatap kılınması, kendisine verilen üstünlüğün ve değerin bir göstergesidir

Kur’an'da çoğu ayet, insanın ruh durumunu ve Allah'la olan ilişkisini anlatır İnsanın yapısı, kötüye, iyiye eğilimli ve zihni yeteneklerle donatılmıştır Kur’an, insanı eğitirken prensip, gaye ve metodlarını bu yapıya göre ayarlamakta ve temellendirmektedir Kur’an her insanın yaratılışta bir 'fıtrat'ı (arzuları, kabiliyetleri, ihtiyaçları, zaafları) olduğunu ve bu fıtrat üzere yaratıldığını bildirir Kur’an, toplumun huzurunu ve disiplinini sağlamak için koyduğu kurallarda insan psikolojisini ve biyolojik varlığını daima göz önünde bulundurur ve insana mutlaka alternatifler sunar Akıl, insan doğasına uygun bir tebliğ ve terbiye sayesinde kötülüğü bırakır ve iyiliğe yönelir

Kur’an, Rûm suresi 30 ayette "Sen yüzünü hanif olarak dine, yani Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise o fıtrata çevir Allah'ın yaradışında değişme yoktur İşte dosdoğru din budur Fakat insanların çoğu bilmezler" [30:30]şeklindeki ifade ile, dini anlarken ve anlatırken tutulması gereken en doğru yolun, insanın yaradılışında var olan değerlere yönelmek olduğunu ve insan doğasının özelliklerini araştırmanın gerekliliğine de işaret ediyor

İnsan beden ve ruhtan oluşmuş bir bütündür



Yaratılışında belli bir oluşum ve tekamülden geçirilen insan, dünya hayatı içersinde de gerek bedensel, gerekse ruhsal olarak, birtakım gelişim safhalarından geçer Kur’an'da ayetlerin çoğunun insanın ruhsal hallerini ve Rabbiyle olan ilgilerini dile getiren ayetler olduğunu söylemek mümkündür Kur’an, insanı insan olarak ele almaktadır Kafasıyla, kalbiyle, duygularıyla, zaaflarıyla, kıskançlıklarıyla ve bütün yönleriyle ele almakta ve onun derinliklerine nüfuz etmektedir Kur’an'ın insana bakışı, insanı değerlendirişi kapsamlı, birleştirici, dengeli ve mutedil bir bakıştır

İnsanın davranışları, ruhsal özellikleri ve bunun dışa yansımaları açısından bakıldığında, Kur’an'da her türlü insanı bulmak mümkündür Ayetlere göre, darda Allah'ı hatırlayıp, genişlikte şımarıp unutanlar, inkarcıların ruh halleri, bir tehlike karşısında korkanlar, ikiyüzlülerin davranışları, ihtiyarlıktaki davranış bozuklukları, heyecan, öfke ve pişmanlık sırasında insanda fizyolojik değişiklikler görülebilir Kur’an'ın ifadelerine göre, insan istikrarsız, değişken, zayıf, hırslı ve huysuz tabiata sahiptir Allah insanın yükünü hafifletmek ister, çünkü insan zayıf yaratılmıştır Yine Kur’an'a göre insan acelecidir Sabırsızdır, çabuk şikayet eder Nankör, mala ve menfaatine düşkündür İnsan eli sıkı ve cimri, rahatına düşkün, kendine güveni olan, şımarık ve kibirlidir Minnet duygusundan tamamen uzak olan insan, bağımsızlık dürtüsünün etkisiyle kendisini Tanrı yerine koyabilmektedir Çeşitli ayetlerde belirtildiğine göre, insan aldanıcı, taklitçi, unutkan, bilgisizce tartışan, karamsar ve ümitsizlik eğilimi taşıyan bir yaratılışa sahiptir Bir izaha göre, Allah, insanı ihtilaf üzere yaratmıştır İnsana kötülüğün bildirilmesi de kendisi için bir zaaf teşkil eder



Kur’an, insanın zaafına işaret ederken, diğer bazı dinlerde yer aldığı gibi "insan doğuştan günahkardır" demez Aksine, insan doğarken kusursuz ve her türlü günahtan uzak olarak yaratılmıştır Ancak şahsiyetinin derinliklerinde, doğuştan gelen "kötüye ve iyiye yönelme" kabiliyetlerinin potansiyel olarak var olduğu anlaşılmaktadır Onun, iyiliğe ya da kötülüğe yönelmesi, fıtrat ve tabiatından ziyade, aldığı terbiye ve çevre faktörlerinin sonucudur

Kur’an, insanı bütün yönleriyle tanıtırken tedavi yollarını ve kurtuluş çarelerini de kendisine öğretmektedir Gerçekte insan, iyi ve kötü olmak üzere iki yönlü kabiliyetli olan bir varlıktır Bu iki yönden birisinin ağırlık kazanmasında ve harekete geçmesinde, insanın tabiatı, ruhsal durumu, bulunduğu ortam ve aldığı terbiye belirleyici rol oynamaktadır "Gerçekten insan tahammülsüz, hırslı, aceleci ve sabırsız yaratılmıştır Başına bir fenalık gelince feryat eder; hayır dokundu mu kıskanç ve cimri kesilir" ] ayetine göre, insanın temel yapısında, iyiliğe ve kötülüğe hızlı bir şekilde eğilim gösterebilecek yeteneğin varlığı sözkonusudur

İnsan varlıkların birçoğundan üstün kılınmıştır

Kur’an, insanın zaaflarını dile getirirken, onun tamamen aciz olduğunu ve hiçbir olumlu ve üstün yönü olmadığını söylemez Öncelikle insanın Yaratıcı'dan bir mesaj alabilmeye layık görülmesi, yani vahye muhatap kılınması, kendisine verilen üstünlüğün ve değerin bir göstergesidir


İnsanı hayvandan ayıran gösterge "tekamül" değil "bilgilenme"dir Hayvanla kıyaslandığında onun yaşayışındaki farklılığın göstergesi ise "uygarlık" değil, "kendini bilme" şuurudur İnsanın yaratılışından getirdiği bir üstünlüğü de, Ahzab Sûresi 72 ayette belirtilen "Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, korktular Onu insan yüklendi (İnsan bu emanetin hakkını gözetemediğinden) Doğrusu o çok zalim, çok cahildir"[33:72] ayetiyle anlatılır Ayette geçen emanet, işlenmesinde sevap, terkinde ceza olan ibadet ve davranışlarla, akıl ve düşünce kabiliyetidir Kulluk ve akıl emanetine riayet edilmezse zulüm ve bilgisizliğe sapılmış olur Bu emaneti vermekle Allah, insanı teklifleriyle sorumlu tutmuş ve böylece onu imtihan etmiştir Ayetin sonunda insanın "zalim" ve "cahil" olduğuna dair tabiatındaki olumsuzluk ve zafiyet belirtilmekle birlikte, burada insanın başka bir üstünlüğü daha ortaya çıkmaktadır

İnsan, kendisinin iyiliğine ve hayrına olan şeylerin tersini bile yapabilmektedir Hem aklının gösterdiği, hem de aklının muhalefet ettiği doğrultuda davranışlar sergileyebilmektedir "İyi" ya da "kötü"yü seçmekte hürdür Seçme yeteneği, Allah'ın insana verdiği en önemli ve belirgin özelliklerdendir İnsan irade sahibi olduğu için sorumluluğu söz konusudur Özgürlük ve seçme hakkı, insanın sorumlu olma zorunluluğunu da beraberinde getirir Bundan dolayıdır ki, Kur’an'a göre insan, kendi yaşayışından sorumlu olan bir varlıktır O gün kişi, önceden yaptıklarına bakacaktır Hatta sadece kendi yaşayışından değil, Allah'ın yeryüzündeki halifesi olması sebebiyle, dünyada ilahi mesajın gereklerini yerine getirmekle de sorumludur Kur’an'a göre herkes kendi davranışından sorumludur Herkesin yaptığı iyilik kendi lehine, kötülük de kendi aleyhinedir


Kaynak:
Mehmet ŞANVER, Yard Doç Dr, UÜ İlahiyat Fak , Dini Tebliğ ve Eğitim Açısından Kur’an’da İnsan Psikolojisi ve Özellikleri, Uludağ Üniv İ Fak Cilt: 10, Sayı: 1, 2001

KURAN*I KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ

Yasin 28 - Zümer 31- 23. CÜZ


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 09-03-2010 01:04 AM

[Resim: kuran.jpg]


[Resim: 180.jpg]


KURAN-I KERİM SESLİ VE GÖRSEL OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ


24.CÜZ


[Resim: tirmizi-fezaili-kuran-20.jpg]




KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ


24.CÜZ
Zümer 32 - Fussilet 46



RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 09-03-2010 11:24 AM

kadir gecesi nedeniyle hatmi şerifi bitirmek isteyen arkadaşların isteği doğrultusunda kalan cüzleri tek mesajla atıyorum arkadaşlar ALLAH CÜMLEMİZİN HATİMLERİNİ KABUL ETSİN İNŞALLAH...

SESLİ VE GÖRSEL KURAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ25.CÜZ


SESLİ VE GÖRSEL KURAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ26.CÜZ



SESLİ VE GÖRSEL KURAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ27.CÜZ



SESLİ VE GÖRSEL KURAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ28.CÜZ


SESLİ VE GÖRSEL KURAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ29.CÜZ



SESLİ VE GÖRSEL KURAN OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ30.CÜZ


[Resim: ayirac.gif&amp;t=1][Resim: ayirac.gif&amp;t=1]




KURAN- KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ


[b]Kuran-ı Kerim Cüz 25 Fussilet 47 - Casiye 32[/b]



KURAN- KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ



[b]Kuran-ı Kerim Cüz 26 Casiye 33 - Zariyat 30[/b]


[b]
KURAN- KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ
[/b]


[b]Kuran-ı Kerim Cüz 27 Zariyat 31 - Hadid 29[/b]


[size=medium][b]KURAN- KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ[/b][/size]



Kuran-ı Kerim Cüz 28 Mücadele 1 - Tahrim 12




KURAN- KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ


Kuran-ı Kerim Cüz 29 Mülk 1 - Mürselat 50



[b]KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ İÇİN TIKLAYINIZ[/b]


Cüz 30 Nebe 1 - Nas 6
[



HATİM DUASI - **OkAn** - 09-03-2010 11:37 AM

[Resim: kuranvegul.jpg]




[Resim: dua125qd.jpg]



Duâ, istemek demektir. Aç bir kimsenin, iştihâlı olduğu bir zamanda yiyecek istemesi gibidir.
Duâ, Allahü teâlâya yalvararak murâdını istemektir. Allahü teâlâ, duâ eden Müslümanı çok sever. Duâ etmeyene gadap eder.
Duâ mü'minin silâhıdır. Dînin temel direklerinden biridir. Hadis-i şerifte, “Duâ müminin silahı, dinin de direğidir.” buyuruldu.
Duâ, gelmiş olan dertleri, belâları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mâni olur.Çünkü, Peygamberimiz, “Duâ belâyı önler.” buyurmuştur.

Duâ etmek, namaz, oruç gibi ibâdettir.

Allahü teâlâ, herşeyi sebep ile yaratmakta, ni'metlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri def' için ve faydalı şeyleri vermek için de, duâ etmeği sebep yapmıştır.


[Resim: 1504938703_4018ebe3d3.jpg]


Allah'ü Teala insan oğlunun aklına ve hayaline gelmiyecek canlı ve cansızlar yaratmakla em kendisinin güclü hemde cok usta bir yaratıcı olduğunu ispat ediyor. Ve sanatı karşısında tüm insanlığa meydan okuyarak: (Rahman'ın yaratışında içbir düzensizlik göremezsin diyor..(Mülk/3) Haydi hep beraber Alla'ın yaratışında bir düzensizlik bir başıboşluluk bir ahenksizlik bulmaya calışalım bakalım bulabilecekmiyiz? Bakalım -Havada uçan şu kartala bakalım belki gözden kaçan bir defo bilabiliriz. Sanki bir ses -Allah (c.c)yırtıcılık sanatını havadaki kartal üzerinde siz insanlara göstermek istiyor diyor. Gelen bu ses'e hak veriyorum.Çünkü usta bir ressama bakarak sanatını göremeyiz. Ya da aşçının göbekli bir yakışıklı olması onun ustalığını göstermez. Peki sanatını nasıl ispat eder? Boş bir kağıt ve boyalı kalemler veririz iddia sahibine o da sanatını beyaz bir kağıt üzeride bizlere gösterir.Ne yapar? Koyu tonlar kullanır: içimizi bukar... Açık tonlar kulanır... içimizi açar... Aşcı da hakeza.. Bizler de Allah'ın yırtıçılık sanatın da en ufak bir ahenk bozukluğunu görebilmek için kartalı inceleyelim. Kartalın gagasına, gözlerine pencelerine kanadına ve avlanma şekline bakıyoruz ve heryerinden yırtıcılık koktuğunu görürüz değilmi.Kartalın sesini işitiyoruz: Belgesellerde sarp kayalıklardaki ses yankılarını dinlemişinizdir yırtıcılık kokuyor. -En ufak bir ahenksizlik gördük mü? Yani Omuhteşem gaga . Pençe ve kanatlı kartala cik cik sesi uygun olurmuydu? yada kavak ağcında yuva yapması!

Bitkiler alemindeki aynı toprağı aynı suyu aynı hava ve güneşi paylaşan Limon şeker pancarı . biber ve sarmsak'ı masaya yatıralım.

*Limonu kesip tadına bakıyoruz ekşi...

*Pancarı soyup tadına bakıyoruz tatlı...

*Biberin tadına bakıyoruz acı..

*sarımsağı soyuyoruz Müthişbir koku..

Limonu tadarken ağzına pancar tadı geldimi? Şeker pancarını koklarken burnuna sarımsak kokusu ya da gül kokusu geldimi? Bu alemde ne düzensizlik görmedik. Şimdi de cansızlar dünyasına bir göz atalım. Gök yüzüne baklım hadi kaldırın gözlerinizi ve bakın gökyüzüne .. en ufacık bir gözden kacma.yırtık .yama .defo ya da bir ahenksizlik görebilirmisiniz? diyor. İşte görüyoruz Allah'ın sanatı karşısın en ufacık bir düzensizlik olmadığını görebiliriz yani dal kırılması dal kırılınca naıl bir ses ortaya cıkar Şangır ve hırç işte dünyanın neresinde olursak olalım hiçbir zaman ağaç dalının şangır sesini cıkarmadığını duyar ve görürüz..bize bu nihmetleri veren bize bu dünyayı emrimizi sunan ve dağa niçe şeyleri biz istemeden yaratan Allah'a kul olunmaz da kime olunur.


[Resim: gorsel_dua1.jpg]


Beni bu kadar nimetlere boğan dünya ve içindekinleri hizmetime sunan Rabbim benden teşekkür (şükretmeni) bekler. Allah Senden ne İstiyor? (O) İstediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini Saymaya kalkarsanız Onu sayamazsınız.Gercekten İnsan çok zalim ve nankördür"(Sebe/14) O halde beni (ibadet ve İtaatle) Anın Ki bende sizi (Svap ve mafiretle) anayım bana şükredin (itaatsizlikle) bana Nankörlük etmeyin (Bakara/152) Allah (c.c) sana vermiş olduğu nimetler karşısında senden teşekkür (Şükretmeni) bekler. Zannedersem yukarıdaki başlığa katılıyorsun .İşte tüm bu nimetlerin sahibi kendisine teşekkür etmeyenleri nankörlükle suçluyor sucalamakla haklı değilmi sence? Düşünsene bi size misafirliğe gelmişim: çay ikram ediyorum teşekkür etmiyorum... Yemek ikram ediyorsun:teşekkür etmiyorum... Yemekten sonra meyve meyve getirmek ister misin? Vallahi beni nankörlükle suclayıp: İkram etmek zorundamıyım? insan en azından bir teşekkür ederim der fazla birşey beklemiyorum ki dersin. Allah (c.c) da Teşekkür etmeyenleri Şükretmeyenleri nankörlükle suçluyor ve suclamakta da haklı... Unutmadan hatırlatayım ki Allah'ın bizim şükürlerimize ve ibadetlerimize hiç ihtiyacı yok.yani şükretmekle ne ona bir zarar verebiliriz nede değerini düşürürüz .Okuyalım: (kim Allah'ın nimetlerine şükrederse ancak kendi faydası için şükretmiş olur Kim de isyan ve itaatsizlikte nankörlük ederse şüphesiz Allah ganidir çok zengindir ve hiçbir şeye muhtaç değildir hem de övülmeye layik olandır(Lokman/12)

Şunu demek İstiyorum : Allah'a karşı yapılacak en güzel Teşekkür (şükür/İbadet) O nun dediği şekilde olmalı... O ne diyorsa o olmalı..Allah'ü Teala senden dört farklı kanaldan teşekkür(şükretmeni) bekler.

*Vermiş olduğu nimetlere Karşı şükür/Teşekür.

*Sanatı Karşısında dil ile zikir övgü..

*Allah'ın sanatı Karşısında duruşumuz Kulluğumuz..

*Birde Cennetteki Derecemizi arttırmak için Allah'a karşı kulluk Vazifemiz.





KURAN-I KERİM HATİM DUASINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ



[Resim: 15z4dow.jpg]



[Resim: cennetkusu86_fatiha.gif]



[Resim: cennetkusu86_fatiha2.gif]



RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - **OkAn** - 08-01-2011 02:03 PM

güncelleme


sesli kuran meali - fatosbudak - 02-29-2012 12:20 PM

42 dilde kuran meali online dinlene bilir bir cok türkçe tercüme ve seslendirmesiyle
adresinden alabilirsiniz.arnavutca amerikce arapca azerice bahasa indonesia bangala bengali berberce
tamazgitce boşnakca cince ingilizce filipince fransızca almanca gujareti hintce kannada dili korece
kürtçe malayalam maranoa marthi peştunca persce portekizce rusca somalice ispanyolca kisvahili tagalog
tamilce telagu türkçe urduca uygurca özbekce ve daha bir cok dilde sesli kuran tercümesi indire bilir
dinleye bilir. veya bilgisayarınıza program olarak yükleyebilir. hatta sitenize ekleye bilirsiniz.
sadece arapca isteyenler için 150 değişik hafızdan sesli kuran için
sitesini ziyaret edebilirsiniz.site adresi vermek yasaktırrrrr


RE: KURAN-I KERİM FAZİLETİ-CÜZ-cüz SESLİ OKUNUŞU-KUR-AN SAYFASI VE MEALİ-DİNLE İNDİR-MP3 - Selena - 08-10-2012 01:06 AM

çok güzel bir çalışma olmuş Okan Bey,emeğinize sağlık,ne mutlu ki mesaj 43 bin kişi tarafındanda görüntülenmiş...